Efsaneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Efsaneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2008 Pazartesi

Alessandro Del Piero

Del Piero en sevdiğim topçulardan biridir dünya üzerinde. Bayrak adamlığı, takımı küme düşmesine rağmen takımdan ayrılmayıp sahip çıkması, muhteşem frikik golleri, mütevazılığı ve işinde gücünde bir futbolcu bunun en büyük etkenleri.

Son haftalarda Del Piero daha da bir büyümeye başladı gözümde. Takımın sakatlıklarla boğuşup zor günler geçirdiği günlerde resmen sırtında taşıyor Juve'yi. Attığı frikik golleri ile Ranieri'yi bile kurtardı kovulmaktan. Şampiyonlar liginde Real Madrid maçları, ligde kritik Roma maçı ve son olarak da hafta sonu oynanan Chievo maçında topu yine ölü noktaya asarak takımına puanları kazandırdı. Çok büyük futbolcu gerçekten, buna rağmen milli takıma alınmıyor hala ama bu konuda tek birşey bile söylemeyecek kadar da profesyonel bir oyuncu. Bu yüzden seviyorum bu adamı.

Dünya üzerinde Del Piero ile aynı kategoriye sokabileceğimiz adamlar Totti, Gerarrd, Raul gibi oyunculardır. Benim için Del Piero bunların hepsinden daha büyüktür ve öyle de kalacak sonsuza kadar.

2 Ağustos 2008 Cumartesi

26 Mayıs 1999




Hazır gaza gelmişken Ole'den devam edeyim dedim. Ole'yi Old Trafford efsaneleri klasmanına yükselten maçtır 99 CL finali. Son 2 dakikada gelen iki şok golden biri ve kupa. Ole daha önce de dediğim gibi şimdiki Semih'in birkaç gömlek üst versiyonuydu. Oyuna son 15 dakika girer kritik bir gol yeterdi. Zaten Ole efsanesi de bu sayede oluştu.

2OLEGEND


Bugün de şansımıza sürekli Solskjaer'den gidiyoruz. Efsane bugün itibariyle futbolu bıraktı. Espanyol ile yapılan jübile maçıyla futbola noktayı koydu. Kariyerine Manchester United yedek takım antrenörlüğü ile devam edecek. İlerleyen yıllarda takımın başına geçerse şaşırmam, mutlu da olurum.

Old Trafford tribünlerinin her zaman en çok sevdiği isimlerden biri olmuştur Ole. Bugün de tribünler kendisine yakışır bir törenle veda etmişler.


Güle güle 2OLEGEND

1 Ağustos 2008 Cuma

Lilian Thuram


Lilian Thuram bugün yaptığı açıklamayla futbola son noktayı koymuş. Transfer sezonunda PSG ile anlaşan ve Makelele ile birlikte belki de son bir kupa için yola çıkmaya hazırlanırken sağlık kontrolünde ortaya çıkan kalp sorunu nedeniyle bu kararı vermiş.

Monaco, Parma, Juventus, Barcelona'da önemli başarılar kazanan Dünya Kupası ve Avrupa Kupası şampiyonluğu bulunan efsanevi Fransa kadrosunun önemli elemanlarındandı. Playstation'da bile pes oynarken rakip Thuram'ın karşısına gelince aha şimdi kaptım topu dedirtirdi. Büyük oyuncuydu. Geçmiş olsun diyerek bitireyim.

30 Temmuz 2008 Çarşamba

İyi ki

"Ten years ago I declined an offer to join Milan,”

“Perhaps one day I will regret not accepting the offer, but at this moment I can say that I am happy to have remained at Man Utd."


Manchester United efsanelerinden Giggs yaptığı açıklamada böyle demiş.

"Zamanında Milan'dan aldığım teklifi kabul etmedim.

Gün gelir belki de o kararım için pişman olurum ama şu an Manchester United'da kaldığım için ve kararımdam memnunum."

İyi ki reddetmişsin Giggs, iyi ki...

24 Nisan 2008 Perşembe

Paul Scholes


Paul Scholes dünkü Barcelona maçıyla birlikte CL'deki 100. maçına çıkmış oldu ve bunu başaran 9. futbolcu oldu.

4 Ocak 2008 Cuma

Dennis Bergkamp

Futbolun en büyüklerinden birisi daha. Dennis Bergkamp yani Iceman yada non-flying Dutchman. İlk maçına Johann Cruyff ile birlikte 1986 da Roda ile birlikte çıkmış. İlk lakabını sahadaki duruşu ve soğukkanlılığıyla almış, ikinicisini de uçak fobisi sebebiyle. Hayatı boyunca uçağa binmemiştir ve bu yüzden 2002 dünya kupası öncesi milli takımı bırakmıştır. Ayrıca otobüs yolculuğu çok uzun süreceğinden Türkiye ile Bursa'da oynadıkları eleme maçına da gelmemiştir. Bu uçak korkusuyla ilgili olarak da kendisi şöyle demiş; deplasman maçları sırasında maçtan çok dönüş yolculuğunu düşünüyorum.

Kariyeri boyunca Ajax, Inter ve Arsenal'de oynamıştır. Ama kendisi her zaman Arsenal forması ile hatırlanacaktır. Hele ki o Newcastle'a attığı gol yok mu izlemeye doyulmaz, daha da ötesi bir insanın hayatı boyunca izleyebileceği en klas goldr belki de. Zaten Bergkamp da dünya üzerinde futbol oynamış en klas, en teknik oyunculardandır tartışmasız.


Arsenal'le jübile maçını 22 Temmuz 2006 da Emirates stadının açılış maçında yapmıştır. Bu maçta eski takımı Ajax ile sonraki yuvası Arsenal karşılaşırken maçta oynayan oyuncular bile büyüklüğünü anlatmaya yeter. Ajax'da Cruyff, Van Basten, Danny blind ve De Boer kardeşler Arsenal'de ise Seaman, Ian Wright ve Vieira..



Arsenal taraftları ''Taraftarlar Günü" olan organizasyonu (Arsenal'in Highbury stadını bırakıp Emirates stadına taşınması dolayısıyla daha önceden belirlenmiş Highbury'deki son yıllarını kutladıkları organizasyon) "Dennis Bergkamp Günü" olarak değiştirdiler, Bergkamp'ın Arsenal'de ki günlerini bu şekilde kutlamak için. Bergkamp son maçında West Bronwich Albion'a karşı ikinci yarıda oyuna girdi Pires'e golü attırdı ve son dakikalarda da bu forma altındaki son golünü atarak noktayı koymuş oldu.






Milli takım deyince ise hemen akıllara Fransa 98 de Arjantin'e attığı gol geliyor. Milli takımda Arsenal'de olduğu kadar şanslı değildi malesef, hiçbir kupa kazanamadı. En çok 2000 avrupa kupasında evlerinde yaklaştılar buna ama yarı finalde penaltılarla İtalya'ya kaybettiler. Zaten o günden sonra da Iceman milli takımı bıraktığını açıkladı. Milli takımı bırakığında 79 maçta 37 golle en çok gol atan oyuncuydu ama daha sonra Kluivert onu geride bıraktı.


Bergkamp bu oyunu zekasıyla oynayan en büyük oyunculardan birisiydi. Zaten kusursuz yetenek o zekayla birleşince rakiplerin çaresi kalmıyordu.

30 Aralık 2007 Pazar

Gabriel Omar Batistuta


Batistuta bu oyunun yetiştirdiği en büyük futboculardan biridir bana göre. Bir liste yapsam kesinlikle yukarılarda yer alır. Arjantin'i ve milli takımlarını çok severim zaten her dünya kupasında da Arjantin'i tutarım en az Türkiye kadar . Bunun en büyük sebepleri de belki Batistuta ve Crespo'dur, şimdilerde de Messi. Aslında Crespo benim için Batistuta'nin yerini doldurmak gibi birşeydir ama onun yeri de dolmaz o ayrı.

Fifa tarafından yaşayan en iyi 125 futbolcudan biri seçilmiştir. Lakabını söylemeye gerek yok zaten 'Batigol' Serie A da oynadığı 318 maçta 184 golle lig tarihinde en çok gol atan oyuncudur. Milli takımda da 56 golle en çok gol atan oyuncu kendisidir.


Newell's Old Boys, River Plate, Boca Juniors da oynadıktan sonra Avrupa'ya gelmiştir. Fiorentina da oynarken takım küme düşmesine rağmen takımdan ayrılmayıp takımı yeniden Serie A'ya çıkarmıştır. Tarafarın sevgilisi ve Fiorentina'nın sembolü olmuştur. Daha sonra da Roma ve Inter'de forma giyen Batigol, kariyerini 2006 yılında Katar'ın Al-Arabi takımında noktalamıştır.

İşte o işaret..Tuncay'a selam olsun..


Tuncay her golden sonra yaptığı 'sus' işaretinin mucididir. O bu işareti yaptığında hakkaten binlerce seyirciyi susturmuştu. Tuncay gibi 4-2 mağlup olurken yapılmış anlamsızca bir işaret değildi yaptığı. Ayrıca kendine has diğer bir gol sevinci de vardır ki çok severim (fotoğraflardaki) Kısacası o bu oyunun efsanelerindendir. Yeri doldurulamaz. Tuncay her 'sus' işareti yaptığında aklıma Batigol geliyor, içim daralıyor, üzülüyorum.