Premier Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Premier Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Şubat 2009 Salı
Yılan Hikayesi
Arsenal yöneticisinin transfer ile ilgili yorumu. Transfer süresi bitti ama transfer bitmeyince uzatmalarda geldi gol resmen. Arshavin ekstra transfer süresinde Arsenal'in topçusu oldu. Ruslar son dakikaya kadar direnince 15 milyon poundu kaptı. Arshavin 23 numarayı giyecek Emirates Stadı'nda.
2 Şubat 2009 Pazartesi
Bu İşler Nasıl İşler

Sezon başında başkanları Levy'nin satmaya yanaşmamasına rağmen çocukluk takımım Liverpool diyerek, türlü ısrarlar sonucu hayallerinin takımına gelen Robbie Keane transferin son gününde Tottenham'a geri döndü. Tottenham taraftarı nasıl bir tepki verecek merak ediyorum ama gitmek için herşeyi yapıp geri dönen adama hoşgeldin de denmez sanki. Tottenham ayrıca eski oyuncuları Chimbonda'yı da geri almış. Defoe, Chimbonda ve Keane'i alarak ne varsa eskilerde var demiş oldular bi yerde. Wigan'dan aldıkları Palacios da cabası.
Chelsea Inter'den Quaresma'yı kiralamış sezon sonuna kadar. Milli takım hocası Scolari ile bişeyler yapabilir mi diyorum ama bu adamın sorunu o değil. Barcelona'ya da ilk geldiğinde beklenenin çok altında kalmıştı ama o zamanlar genç falan diye çok da üstünde durulmadı. Porto'daki harika sezonların ardından Inter'e gitti ama yine hüsran. Bu adam büyük takımlarda yapamıyor bana kalırsa. Beklentilerin altında eziliyor. Ha Porto büyük takım değil mi ama Barcelona'yla da bir değil şimdi.
Transfer sezonunun en hareketli takımı da City bildiğiniz gibi. Aldılar verdiler. Bridge geldi, De Jong geldi, en son kaleci Shay Given geldi, Kaka gelemedi. Sanki biri daha vardı gelen ama unuttum heralde. Sezon başında büyük paralarla gelen Jo'yu Everton'a kiralık vermişler. Çok acayip bi klüp oldu Araplarla birlikte. Muhtemelen kendileri de bilmiyorlardı kimlerin gelip gittiğini.
Newcastle'dan ayrılmak isteyen N'Zogbia Wigan'a gitmiş. Uzun zamandır Arsenal'e gitmesi beklenen Arshavin iyne gidemedi. Transfer yaza kaldı diyolar da geçen yazdan beri aynı hikaye. Zenit çok para istiyor tamam da Arsenal de çok cimri gibi. O iş olmaz artık. Bakalım transfer sezonunun ardından premier ligde neler olacak. İşi ilginci Manchester United'ın hiç transfer yapmadan dönemi kapaması.
29 Ocak 2009 Perşembe
Bizden Şampiyon Olmaz

Rafael Benitez son haftalardaki türlü türlü saçma ve mesnetsiz açıklamalarına başlıktaki gibi bir açıklamayı eklerse sanırım en doğrusunu yapmış olur. En azından son haftalarda yaptığı en mantıklı açıklama olur diyebilirim. Liverpool yine sezona iyi girip sonradan nasılsa düşüşe geçerler diye düşünenleri şaşırtmıştı esasında. Ama sadece düşüşe geçme süresi uzamış meğer. Tam olarak bilmiyorum ama bilmem kaç haftadır bir beraberlik serisine başladı Liverpool öyle de gidiyorlar. Everton ile önce FA Cup'ta sonra da ligde berabere kaldılar. Bugün de Wigan ile aynı skorla 1-1. Görünüşe göre Goodison Park'taki FA Cup maçında kupa da gidebilir. Çok değil yılbaşından önce United'ın 3-5 puan önünde liderliğin keyfini sürmekteydiler. Şimdi ise United'ın bir maç eksiğine rağmen 2 puan gerideler tabloda. Rafa'nın son senesi gibi geliyor bana...
21 Ocak 2009 Çarşamba
Sakatlıkların Gölgesinde Bir Final
Dün gece United Derby'yi Old Trafford'da 4-2 ile geçerek Carling Cup'da finale yükseldi ve bu gece Tottenham, 4-1'in rövanşında avantajını kaybetmezse finalde W3mbley'de iki takım karşılaşacak 1 Mart'da.Fakat bu finalin Ferguson'u veya United taraftarlarını çok fazla memnun ettiği söylenemez. Zira şu sıra akıllarda olan tek soru sakatlıklar. Zaten premier ligde başa güreşecek bir takım çıkabilecek olan sakatlar listesine dün akşam da yenileri eklendi. Brezilyalı genç sağbek, performansını her geçen gün artırdığı şu günlerde 15. dakikada sakatlanarak sahayı terketti ve muhtemelen 3-4 hafta oynayamayacak.
Maçın sonlarında ise Anderson sakatlandı ve sahayı sedyeyle terketmek zorunda kaldı. Henüz kesin bir sonuç yok ne kadar sakat kalacağı konusunda fakat hislerim bu şansla iyi bir haber beklememi engelliyor. Bu iki oyuncu dışında Evans, Nani ve Giggs'de maçta ufak sakatlıklar yaşadı fakat oyuncu değişikliği hakkı kalmadığı için sakat sakat oyunu bitirmek zorunda kaldılar. Evans'ın bir hafta kadar forma giyemeyeceği söyleniyor yine.
Şu ana kadar oynadığı tüm kupalarda iddiasını en üst seviyede sürdüren United'ı durdurursa sakatlıklar durduracak gibi. Şu anda takımın sakat oyuncu listesi premier ligde ilk 4'e, şampiyonlar liginde de yarı finale kalmazsa ben de bişey bilmiyorum.

Rio Ferdinand
Wes Brown
Johny Evans
Rafael da Silva
Patrice Evra
Anderson
Owen Hargreaves
Nani
Ryan Giggs
Wayne Rooney
Wes Brown
Johny Evans
Rafael da Silva
Patrice Evra
Anderson
Owen Hargreaves
Nani
Ryan Giggs
Wayne Rooney
20 Ocak 2009 Salı
Kaka Kaldı
Tartışmalara, görüşmelere başkan Berlusconi son noktayı koydu; "Kaka Milan'da kalıyor." Esasında Berlusconi satmaya hevesli gibiydi görüşmeler boyunca ama Kaka'nın Milan'da kalma isteği her şeyin önünce geçti sanırım, tabi taraftarın da bu konudaki tepkisinin rolü olmuştur. Kaka'ya olan saygım daha da arttı şu dakikadan itibaren.
City'de iki dakika rahat durmadan transfer arayışlarına devam ediyor. Şimdi de Hamburg'un De Jong'una sulanıyorlarmış. Konuşulan rakam 18 milyon pound. Bu City adam olmaz arkadaş.
19 Ocak 2009 Pazartesi
City Doymuyor
Manchester City Kaka transferiyle uğraşırken bir yandan da Ada'da takımı güçlendirmelere devam ediyor. Santa Cruz teklifi reddedilmişti City'nin Blackburn tarafından. City'nin yeni hedefi de Bellamy oldu bundan sonra.West Ham United City 14 milyon pound'luk teklifini kabul etmiş ve Bellamy'e City ile görüşme hakkı verilmiş. Bellamy de sağlık kontrolü ve Hughes ile görüşmek üzere Manchester'a hareket etmiş bugün. Hayırlı olsun demek düşer bize.
Bu Araplar da para bol da transferden pek anladıklarını söylemek zor. Bu Bellamy iyi oyuncu da nerde dikiş tuttumuş da size faydası olacak bilmiyorum. Şu ana kadar en mantıklı hareketleri Kaka'ya sarkmak oldu ama o parayla da bütün Milan'a bile sarkılır. İzlemeye devam ediyoruz City'i.
Kim Bu?


Haftasonu oynana Bolton- Manchester United maçından birkaç kare. Bu İngilizler futbolu çok seviyor, hakkını da veriyor gerek seyirci gerekse oyuncu olarak ama bu sahaya inip herkese kıçını açma olayını anlamış değilim senelerdir. Her yılda böyle bir vaka oluyor mutlaka. Bu adamın buradaki amacını nedir gerçekten? Fanatiklik, takıma olan sevgisi diyecem de biz de fanatiğiz bi yerde ama böyle işlere bulaşmışlığımız yok çok şükür.Debyü Kralı

Amerikalıların Debyü dedikleri bir takımla ilk kez maça çıkma olayının kralıdır Jermaine Defoe. Nerden nereye gitse çıktığı ilk maçta golünü atar yeni takımında. Bugüne kadar boşu yoktu, dün de eski takımı Portsmouth karşısına çıktı ondan önceki takımı Tottenham formasıyla yeniden. Debyülerdeki golsüz geçmeme geleneğini de devam ettirmiş oldu 70. dakikada attığı golle.
Bu golle bir puanı da kurtarmış oldu Tottenham adına. Premier ligde yarın bir haftalık Merseyside Derbileri şenliklerinin ilk maçı var Anfield Road'ta.
17 Ocak 2009 Cumartesi
Lider Geldi
Lider geliyor dedik geçen haftaki Chelsea maçından sonra. Hafta içi oynanan Wigan maçından sonra son adım Bolton deplasmanıydı. Wigan maçında 1. dakikada gelen gole, bugünkü son dakika golü eşlik edince United bu sezon ilk kez liderliğe yükseldi.United ligde 10 maçtır gol yemiyor ve bu konuda Chelsea'nin rekoruna eşitlemişler sayıyı. Tüm eksiklere rağmen böyle bir performans güzel gerçekten.
Maçla ilgili olarak da söylenecek tek şey Jaskalainen sanırım. Premier ligin en iyi kalecilerinden zaten, tartışmasız. Maçtan önce bir arkadaşıma alırsak 1-0 alırız, biz bu kaleciye gol atamıyoruz demiştim. Öyle de oldu. Ronaldo'nun bütün frikiklerini çıkardı Jasi. Fakat Tevez'in mükemmel getirdiği topta Berba'ya engel olamadı.
Chelsea de kendi sahasında Stoke City'yi son 2 dakikada geçebildi. 89'da Belleti ve 90'da Lampard Scolari'nin kabustan uyandırdı resmen. Sonuş galibiyet de olsa Scolari'nin suyu ısınıyor gibi geliyor bana. Chelsea'de Joe Cole sezonu kapatmış hafta içindeki sakatlıktan sonra.
United'da ise sezon başından beri en büyük sorun sakatlıklar olsa gerek. Wigan maçında Rooney sakatlandı 3 hafa yok en az. Ferdinand son maçlarda yok ve ne zaman döneceği kesin değil, neyse ki Evans harika oynuyor. Wigan maçında Tevez ve Evans ikilisi de sakatlanmışlardı fakat bugün oynayabildiler. Evra cezadan kurtuldu yine sakatlandı, Hargreaves sezonu kapattı zaten. Brown sezon başından beri ortalarda yok. Inter maçına kadar daha fazla sakatlık olmasın da şöyle ağız tadıyla iki maç izleyelim.
14 Ocak 2009 Çarşamba
Adriano-Tottenham ?
Dün akşam Milano'daki Inter-Genoa Coppa İtalia maçında tribünde Tottenham'ın menajeri Harry Redknapp da bulunmuş. Redknapp Inter'in sorunlu oyuncusu Adriano'yu izlemek üzere maça gelmiş. Inter ve Mourinho bir türlü sorunları tam olarak gideremeyen Adriano'ya talip Redknapp.Mourinho'nun Adriano için bizimle kalacak tarzı açıklamaları olsa da sorunları ile daha fazla uğraşmak yerine iyi bir paraya yol verip, yeni bir forvet arayışın girmeleri gayet mantıklı bir hareket olur. Tottenham içinse Adriano ilaç olur mu bilmiyorum da yine kalabalık olacak bu sefer forvet hattında, bu da mutsuzluk demek. Defoe yeni geldi, Bent ve Pavyluchenko var. Bakalım...
Tottenham ayrıca Dacourt ile de ilgilenmekteymiş. Dacourt, Mourinho'nun kendine şans vermemesinden şikayetçi ve gitmek istiyor. Ada'da istediği yerlerden. Neden olmasın?
Kaka'ya Servet

Manchester City'nin Arapları bu sefer büyük avın peşine düşmüşler. Milan'ın yıldızı Kaka için yapılan transfer teklifi 91 milyon pound.
City'li yöneticiler dün Milano'ya giderek Galliani ile baız görüşmelerde bulunmuşlar. Galliani ve başkan Berlusconi her ne kadar Kaka satılık değil açıklamaları yapsa da Milan'ın tok satıcı rolü oynamasından öte birşey gibi gözükmüyor bu açıklamalar. Kaka'nın menajeri de görüşmeleri doğrulamış. İki klüp bonservis konusunda anlaşırlarsa Kaka ve City görüşmelere başlayacakmış.
City için zor olan Milan'ı ikna etmek tabi ki. Kaka ne isterse verirler iş oraya geldikten sonra. Kaka için bugüne kadar birçok transfer haberi çıktı ama en ciddi olanı bu sanıyorum. Bana olur gibi geliyor bilmem ne dersiniz?
11 Ocak 2009 Pazar
Lider Geliyor
Hafta sonunun en büyük maçı Old Trafford'daydı. Manchester United rakiplerinin kolay puan kayıplarıyla aradaki farkı kapatmış, liderlik için iddialı hale gelmişlerdi. Bir gün önce de Liverpool Stoke City'e puan kaybederek biz bu işi beceremiycez deyince maçın önemi daha da arttı. United bu maçı ve ertelenen Fulham, Wigan maçlarını kazanırsa liderliği ele alacaktı. İşte böyle başladı maç. Maç öncesi tribünlerde Mourinho'yu da gördük, kesin olaylı bir demeç verir içimden öyle de demiş. Ona sonra değiniriz artık.Chelsea maça Anelka'sız başladı ki bence hataydı bu kadar. Bu sezon çok formda olan Anelka'yı sırf sorun çıkarmasın diye Drogba'nın arkasına koymak yanlıştı. Zaten Drogba da oyunuyla bunu gösterdi. Çok kötü bir maç çıkardı. Scolari de Anelka'nın eksikliğini anlamış olmalı ki ikinci yarı hemen aldı oyuna.
Manchester da ise Gary Neville ve Giggs'in oyunda olması özellikle Carrick ve Scholes kenardayken garip geldi biraz. Ama Giggs harika oynadı. Diğer harika oynayan isimler de Park, Evra ve Ronaldo'ydu. Özellikle Evra inanılmaz bindirmeler yaptı. O'Shea'li dönemde en çok onun bindirmeleri özlemişim. Park da her kitik maçta olduu gibi her yerdeydi mücadelesiyle.Maç boyunca genelde United atak olan, pozisyona giren taraftı. Chelsea'nin gol olabilir diyebileceğimiz pek pozisyonunu hatırlamıyorum açıkçası. Zaman zaman topa ship oldular fakat bunu olgun ataklara dönüştüremediler. Giggs'in kornerde oyunu devam ediyor sanıp sonra da gol sayılmayınca itiraz etmesi ilginçti. Tekrarlanan topta gol oldu neyse ki. Yan toplardan geldi tüm
goller. Chelsea aslında hava hakimiyeti iyi olan bir takım ama engelleyemediler golleri.
Bu maçın ardından United önemli bir avantaj yakaladı ve güven kazandı. Fulham ve Wigan maçları da kayıpsız geçilir. Old Trafford'daki Liverpool maçı önemli bir maç, umarım orda da aynı oyun ve benzer skorla işi bitiririz.
8 Ocak 2009 Perşembe
Geçmiş Olsun

Sabah saatlerinde Carrington'daki Manchester United tesislerine gitmekte olan Cristiano Ronaldo'nun bir bariyere çarparak geçirdiği kaza sonrası arabasının hali...Ronaldo'da herhangi bir yaralanma yok fakat araba haşat olmuş görüldüğü gibi. Hemen arkadan da Bentley'i ile VDS geliyormuş.. Ronaldo giderken seni de alıyım hacı demiş olsa gerek. Ronaldo ve Van Der Sar daha sonra antrenmana katılmışlar geç de olsa. Hafta sonu oynanacak olan Chelsea maçı öncesi ucuz atlatmış, kendisine geçmiş olsun diyor Chelsea maçında gol ve goller bekliyoruz.
6 Ocak 2009 Salı
Defoe Geri Dönüyor

Harry Redknapp'ın geçen yıl Portsmouth'a getirdiği Defoe şimdi de Tottenham'a geri dönüyor Redknapp'ın ardından. Bir zamanlar Emerson-Capello ikilisi böyleydi, her yere beraber giderlerdi.
Tottenham uzun pazarlıklar sonucu da Defoe'yi 15 milyon pound'a bağlamış. Bu gece oynanacak League Cup yarı final maçı öncesi White Heart Lane'de taraftarları selamlayacak Defoe. Pompey'den ayrılacağı zaten kesindi, ayrılmak istediğini bir çok defa belirtmişti hatta tehdit telefonları alıyorum demişti çılgın Pompey taraftarlarından. Eski yuvasına dönüş onun için de hayet güzel olmuştur.
Tottenham'ın ilgilendiği bir başka oyuncu olan Downing de en son kulübe resti çekmişti gitmek istiyorum diye ama onun ayrılması o kadar kolay olmayacak gibi. Redknapp Downing'i ısrarla istiyor ama Southgate de bırakmak istemiyor. Ayrıca bizim eski Fenerbahçe'li Appiah da Tottenham'la antrenmanlara çıkıyormuş bir haftadır ve sezon sonuna kadar geçerli olacak bir anlaşma imzalamak üzereymiş. Bir ara ne oyuncuydu be Appiah, Karabela.
5 Ocak 2009 Pazartesi
Para Var Huzur Var

City'nin Arap sahipleri geçen hafta ilk icraatı gerçekleştirdiler Bridge transferiyle. Bridge 12 milyon poud saydılar hiç düşünmeden.
Şimdiki hedefleri de West Ham'lı Scott Parker ve Blackburn'lu Roque Santa Cruz. Parker için konuşulan para yine 12 milyon ve West Ham'la her türlü konuda anlaşma sağlanmış, Parker'la kişisel meseleler halledilmek üzere. Santa Cruz'un değeri ise 18 milyon artı Ben Haim. Bolton'dan eski hoca Big Sam Ben Haim'i özel olarak istemiş transferde. Bu transfer henüz bu kadar ilerlememiş olsa da yakındır onun da gerçekleşmesi.
Transfer sezonu açıldı ama harvurup harman savuran City dışında transfer etkinliği gösteren takım yok hiçbir yerde. Mark Hughes'un göreve gelişinin 7. ayı dolmadan haracadığı para 100 milyon pound olacak bu transferlerde gerçekleşirse. E para var huzur var arkadaş. Her istediğim adamı alsalar ben de yaparım teknik direktörlük. Di mi?
City'nin hedefindeki diğer isimler Arsenal'den Kolo Toure, West Ham'dan Bellamy, Newcastle kalecisi Shay Given ve Pompey'li Defoe. Defoe zaten takımdan ayrılmak istiyor neden olmasın. Toure gitmek istemişti fakat Arsenal izin vermedi. Bellamy zaten asansör oyuncu gibi bişey. Given'ı da Newcastle bırakmam demiş. Daha çok transfer var bu transfer döneminde. Çorba gibi takım yapacak Araplar.
4 Ocak 2009 Pazar
Her Sene Böyle
İngiltere'de alt liglerdeki takımların kendilerini gösterme fırsatıdır FA Cup her yıl. Bir de tabi işin içinde FA Cup'ın tarihi, ağırlığı ve değeri olunca alt liglerde kendilerinden söz ettiremeyen takımlar premier lig takımlarıyla FA Cup'ta karşılaşınca çok farklı bir motivasyonla sahaya çıkıyorlar ve premier lig takımlarına çok zor anlar yaşatıyorlar.
Geçtiğimiz yıllarda bunun örneklerini çok defa gördük. Geçen yıl mesela Barnsley Mucizesi olarak belirttiğim Barnsley kupada önce Liverpool sonra Chelsea'yi elemişti. Daha sonradan yolu kesildi başka bir premier lig ekibi tarafından ama onlar yapmak istediklerini fazlasıyla yapmışlardı. O maçları canlı yaşayanların ilerde çocuklarına anlatabilecekleri bir hikayeleri olmuştu Burnley ile ilgili zamanında üst üste Chelsea ve Liverpool'u elemiştik biz diyerek.
Bu sene henüz bu kadar büyük sürprizler için erken olsa da yine de sürprizler olmuyor değil. Eskilerin efsne takımlarından Nottingham Forest Arapların Manchester City'sini 3-0'la geçerek ilk şoku yaşattı kupada. Gerçi City'nin hali ortada ama yine de beklenilen bir sonuç değil tabi ki. Diğer bir sürpriz de son dakika golüyle Chelsea ile berabere kalan Southend'den geldi. İkinci maçta bu kadar şanslı olmayabilirler ama bu da onları mutlu edebilecek bir sonuç şimdilik.
Bu arada FA Cup maçlarını Ntv Spor'un almasıyla ne zamandır doğru düzgün izleyemediğimiz Ada Futbolu'nu biraz da olsa izleme şansı yakaladık. Teşekkürler NTV.
Geçtiğimiz yıllarda bunun örneklerini çok defa gördük. Geçen yıl mesela Barnsley Mucizesi olarak belirttiğim Barnsley kupada önce Liverpool sonra Chelsea'yi elemişti. Daha sonradan yolu kesildi başka bir premier lig ekibi tarafından ama onlar yapmak istediklerini fazlasıyla yapmışlardı. O maçları canlı yaşayanların ilerde çocuklarına anlatabilecekleri bir hikayeleri olmuştu Burnley ile ilgili zamanında üst üste Chelsea ve Liverpool'u elemiştik biz diyerek.
Bu sene henüz bu kadar büyük sürprizler için erken olsa da yine de sürprizler olmuyor değil. Eskilerin efsne takımlarından Nottingham Forest Arapların Manchester City'sini 3-0'la geçerek ilk şoku yaşattı kupada. Gerçi City'nin hali ortada ama yine de beklenilen bir sonuç değil tabi ki. Diğer bir sürpriz de son dakika golüyle Chelsea ile berabere kalan Southend'den geldi. İkinci maçta bu kadar şanslı olmayabilirler ama bu da onları mutlu edebilecek bir sonuç şimdilik.Bu arada FA Cup maçlarını Ntv Spor'un almasıyla ne zamandır doğru düzgün izleyemediğimiz Ada Futbolu'nu biraz da olsa izleme şansı yakaladık. Teşekkürler NTV.
2 Ocak 2009 Cuma
Sen de Yalanmışsın El-Fehim
Manchester City'i Araplar alınca Robinho'yu çılgın bir teklifle takıma katmışlar ve devre arasında çok büyük yıldızlara sulanacağız, paramız bol tarzı açıklamalar yapmışlardı. Adı geçen isimler Terry, Lampard, Ronaldo, Torres gibi isimlerdi.Fakat bugün itibariyle City ilk transferini yapmak üzere ve bu isim de Wayne Bridge. Verilen para Arapların biz zenginiz dediği kadar var 12 milyon pound tamam da şu yukarıda sayılan isimler nedir Wayne Bridge nedir. Chelsea'de yıllardır yedek kulübesinde çürümüş bir adam. Eğer ki Arapların ortalığı transferlerle sarsacağız dediği buysa, buyursun ortalık onların. Kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum.
1 Ocak 2009 Perşembe
Portsmouth Pazarı

Bu sezon transfer piyasasının en önemli merkezlerinden biri oldu Pompey. Real Madrid'e önce Lassana Diarra'yı sattılar gayet iyi bir paraya. Tony Adams bu parayla takımı baştan aşağı düzecem, eksiğimiz çok dedi. Devre arası transfer döneminin hemen başında da eski teknik direktörleri Redknapp Pompey'in Crouch, Johnson ve Defoe üçlüsüne talip oldu. Bu üçlüye 30 milyon pound önermiş Tottenham ama Pompey kabul etmemişti. Esasında iyi bir teklif ama 3 önemli oyuncuyu bir anda kaybetmek kolay birşey değil, yerine hemen yenisini koyamama durumu var. Zaten Diarra da gitti taze.
Pompey yönetimi durumu ölçmüş bitmiş ve eğer ki ilgilenen olursa ve iyi bir teklifle gelirse Defoe'yi alabilir demiş. Tony Adams'da Diarra'dan gelen para ve buradan gelebilecek para ile transferlerini yapacak. Defoe için adı en ciddi geçen takım eski takımı Tottenham. Orada bir forvet sıkıntısı var Defoe'nun yardımcı olmalarını bekliyorlar bu konuda. Redknapp'ın da sevdiği bir oyuncu, bu iş olur.
27 Aralık 2008 Cumartesi
Sunderland Hocasını Buldu

Roy Keane takımdan ayrıldıktan sonra yerine yeni teknik direktör getirmek için yoğun çaba gösteren Sunderland yönetimi bu sürede takıma vekalet eden Rick Sbragia'nın mücadelesini kontratla ödüllendirdi.
Roy Keane'ın gidişi sonrası gollü galibiyetler ve puanlarla yükselişe geçen Kara Kediler bunda büyük pay sahibi olan Sbragia'ya takımı emanet etme kararı aldı. Rick Sbragia Sunderland'le 18 aylık bir kontrat imzaladı. Hak etmişti.
23 Aralık 2008 Salı
Kaptanlık Yaramadı
Arsenal kaptanı Fabregas geçen hafta Liverpool'la oynanan maçta yaşadığı sakatlık sebebiyle 4 ay sahalardan uzak kalacakmış. E bu ne demek? Arsenal'in belki de tek umudu olarak kalan CL'de de yolun sonu görünüyor hafiften demek, bence. Kadro çok genç ve tecrübesiz. Bu kadronun en tecrübeli adamlarından biri de 4 ay oynayamacaksa işiniz zor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
