CL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2008 Cumartesi

Inter- Man Utd CL Çeyrek Final 1999

Manchester United - Inter eşleşmesi olunca aklıma 9 yıl önce United'in treble yaptığı sezonda şampiyonlar ligi çeyrek finalindeki Inter maçı geldi. İtalya'daki 1-1 biten ilk maçından ardından United Old Trafford'da Inter'i 2-1 ile geçip yarı finale yükseliyordu. Goller Dwight Yorke'dan, asistler Beckham'dan. Bir de Simeone'nin sayılmayan bir golü var. Maçın özeti burada.

Şimdi bakınca o zamanki kadrolarda efsane kadrolarmış iki takım adına da. Inter'de Ronaldo, Baggio, Simeone, Pagliuca, Ivan Zamorano (1+8)... United'da ise Schmeichel, Roy Keane, Cole-Yorke ikilisi, Beckham, Dennis Irwin ve Stam.

Stam ve Zamorano'nun sürtüşmeleri, Beckham'ın harika ortaları, Inter'in Schmeichel'i bir türlü geçememesi. Schmeichel o gün hakikaten de kalecilik tarihine geçecek bir performansla oynamıştı, Inter'in bütün umutlarını söndürmüştü. Bir de Henning Berg vardı tabi. Çizgiden çıkardığı topla hatırlanır o maçta ama Schmeichel kalede ne yaptıysa o da savunmada aynısı yapmıştı o gün. Güzel maçtı. Daha güzelleri oynanacak bu eşleşmede, hissediyorum.

19 Aralık 2008 Cuma

CL 2.Tur


Chelsea v Juventus

Villarreal v Panathinaikos

Sporting v Bayern Munich

Atletico Madrid v Porto

Olympique Lyon v Barcelona

Real Madrid v Liverpool

Arsenal v AS Roma

Inter Milan v Manchester United

***

Şampiyonlar ligi 2. tur kuraları çekildi ve eşleşmeler yukarıdaki gibi, benim de favorilerim koyu renkli takımlar.

Mourinho son şampiyonu çekti kuradan ama şüphesiz ki iddaaları açıklamalar yapacaktır maçlar öncesinde. Birincilerden en şanssız kuraları Juve ve United çekmiş kesinlikle. Bana ben iki takımın da turu geçeceğini düşünüyorum yine de. United'a çıkmasını istediğim Real Madrid de Liverpool'a denk gelmiş, güzel olmuş. Liverpool güzelce bi tokatlar onları, sonra da Calderon çıkıp Gerarrd yazın biz de falan der. En kararsız kaldığım kuralardan biri de Pana-Villareal oldu ama garip bi şekilde Pana'nın bu turu geçeceğini düşünüyorum nedense. Arsenal-Roma eşleşmesi de güzel, Roma'nın güzel anıları yok İngiltere'yle ilgili ama yine de toparlanan Roma'nın dengesiz ve geç Arsenal'i geçeceğini düşünüyorum.

İlk maçlar 24-25 Şubat, ikinci maçlar 10-11 Mart'da. Şu an için tek dileğim Inter-United ve Chelsea-Juve maçlarının aynı güne denk gelmemesi ve televizyondan izleyebilmemiz.

10 Aralık 2008 Çarşamba

CL - Week 6.2

Manchester United sahasında Aalborg'a puan kaptırdı ama Villareal Celtics deplasmanında galibiyeti yakalayamayınca eline geçen liderlik şansını kötü kullandı. Villareal'in maçın büyük bölümünü 10 kişi oynamasının bunda payı olabilir, United'da ise Tevez fırsat buldukça golünü atıyor. Celtic Avrupa defterini en azından şeref sayısıyla kapamış oldu.

Bayern bir açıldı, pir açıldı maşallah. Aslan payı Ribery'nin tabi. Lyon'u deplasmanda liderlik maçında devirdiler ilk yarıda gelen 3 golle. İkinci yarıda Lyon karşılık vermeye çalıştı ama 2'den öteye geçemedi. Uefa kupası mücadelesinde de Fiorentina deplasmanda Steau'dan 3 puanı alarak yola devem etti, Steau da eve dönen ikinci Romen takımı oldu.

Porto da CL'de sonradan açılanlardan oldu aslında. Arsenal'i de devirerek liderliği kaptılar. Lisandro Lopez atmaya devam etti ama Porto ikinci turda en çok istenen lider olacaktır bu sonuçlardan sonra. Arsenal'in ise anlamsız iniş çıkışları devam ediyor. Kadro genç ama bu kadar da dengesiz bir takım görmedim uzun zamandır. Çok güçlü bir favoriyi eleyip ardından anlamsızca elenebilecek potansiyele sahipler. Fenerbahçe ise Uefa Kupası için gittiği Kiev'den Volkan'ın hatalı çıkışı sonrası puansız döndü. Avrupa'daki tek takımımız Galatasaray.

Juande Ramos gelir gelmez ilk maçına çıktı Zenit karşısında ve güzel bir hoşgeldin oldu. 3-0'lık galibiyet güzel ama liderlik el değiştirmedi ve Juventus'da kaldı. Real Madrid de grup liderlerinin kurbanı olabilir ikinci turda. Juventus büyük maçlarda iyi oynayıp adı küçük maçlarda da bir nevi yaratarak avantajlı çıktı ikinci tura. Giovinco'nun bir de kaçırdığı penaltı var. Zenit de geçen yılki mucizeye yeniden atılacak. Bakalım.

CL - Week 6.1

Şampiyonlar ligi ilk tur maçları sonuçlandı. Bazı sürprizler olsa da genel olarak tahmin edilenler yoluna devam etti.


Chelsea ve Roma biraz zorlanarak da olsa gruptan çıktılar ve yola devam ettiler. Roma'nın sezon başlarındaki krizli dönemden Chelsea maçıyla çıkıp grubu Chelsea'nin önünde tamamlaması pek olmasa da sürpriz oldu biraz. Özellikle de ilk haftalardan sonra. İyi başlayıp sonun getiremeyen Cluj evine döndü tecrübe kazanarak, Bordeaux'u da Uefa'ya. Chelsea'nin burda ikinci olması birinci olan bir büyükbaşın başını ağrıtacak gibi. Drogba Nisan'dan beri ilk Avrupa golünü attı.


Mourinho'yu gene morattılar. Şu maçla da gördük ki Inter Ibrahimovic olmadan sıradan bir takım, bence. Ibrahimovic ekstra bir gol atmasa golsüz yenileceklerdi, değişen bişey olmadan. Buraya kadar getiren Anorthosis'in külkedisi masalı da ağabeylerinin evinde sona erdi. Pana geriden yaptığı mtühiş atakla lider çıktı burdan, ikinci turun en çok istenen grup lideri olacaklardır. Inter geçen yılki gibi bir ikinci turda elenme vakasıyla karşılaşırsa Mourinho sezon sonunu göremez bence.

Barcelona'nın yedekleri Luce'ye kurban gitti. Gelene geçene 5 atan Barcelona Real Madrid maçı için yedekleriyle sahaya çıkınca kaybetti. Sporting de Basel'i galibiyetsiz gönderdi kupadan. Basel sıfır çekenler grubuna girmeyi baya da hak etmişti aslında. Bu mağlubiyet sorun değil Real'e 5 atsınlar yeter ki.

Liderlik için iki ciddi adayın olduğu grupta da Liverpool kaptı koltuğu. Gergin olması beklenen maçtan gol çıkmayınca Liverpool geriden gelerek aldığı 3 puanla lider oldu ve CL'deki klasik performansını devam ettirdi her yıl olduğu gibi. Marsilya da biraz Liverpool sayesinde Uefa'ya kapağı attı. Atletico'nun aklı hala Gerarrd'a verilen ucuz penaltıdadır bence.

8 Aralık 2008 Pazartesi

19

Manchester United Çarşamba günü çıkacağı Aalborg maçına hem grup liderliği hem de bir rekor için çıkacak. United Old Trafford'da en son 2007 yılında kaybetmiş Avrupa Kupaları'nda, 18 maçtır yenilmiyor Rüyalar Tiyatrosu'nda. Aalborg maçında da kaybetmezse 19 maçlık yenilmezlik serisine imza atarak Ajax ve Bayern Münih'in rekoruna ortak olacak. CL ikinci tur maçlarında da rekorun tek sahibi olmak için sahaya çıkacak.

27 Kasım 2008 Perşembe

CL - Week 5


Bu hafta CL'yi tek güne indirmek zorunda kaldım, sınavlar dolayısıyla. Zaten bi çok grupta taşlar yerine otrmuştu, oturmayanların da bir kısmı oturdu ama hala karışık olan gruplar var. Bunların başında görüntüdeki Mourinho'nn grubu geliyor. Anorthosis 2-0'ı koruyamayınca önemli bir avantaj kaybetti son hafta öncesi. Bremen de beraberliği kurtarıp en azından Uefa için çıkacak Inter'ın karşısına. Inter de Werder'in beraberliği ile gruptan çıkmayı başardı. Bir diğer karışık grup da Chelsea grubu. Chelsea kendi evinde Cluj'u geçer artık da Roma-Bordeaux kritik maç. Atletico-Liverpool elele gidiyolar, Barcelona yine 5'ledi. Fenerbahçe geçen yılın yakınından bile geçmiyor malesef. Ufak da olsa bir Uefa şansı var ama çok zor.

Son haftanın kritik maçları; Werder Bremen-Inter, Panathinaikos-Anorthosis, Staeua-Fiorentina ve Dynamo Kiev-Fenerbahçe.

5 Kasım 2008 Çarşamba

Günah Çıkarma

Dün geceki Liverpool-Atletico maçında son dakika gelen penaltı golüyle Liverpool 1 puanı kurtarmıştı. Pozisyonun kahramanları Gerarrd ve Pernia idi.

Gerarrd bugün yaptığı açıklamada penaltının doğru karar olup olmadığından emin değilim. Açıkçası bu karar bizim aleyhimize verilseydi öfkeden deliye dönerdik ama bu futbol, bir puanı aldık ve yolumuza devam ediyoruz demiş. demiş. Bence bu insanlara sempatik gözükmeye çalışmaktır. Gerarrd'ı severiz, sevdiğimizden fazla da saygı duyarız ama bu hareket ona yakışmadı. Pozisyonun penaltı olmasını sağlayan sensin zaten. Emin değilsen zamanında Nedved'in yaptığı gibi çıkıp penaltı değildi dersin hakeme, ya da ben takımımı kurtarmak için yaptım da diyebilirsin. Ama penaltı sırasındaki ve gol sonrasındaki sevinçleri bu açıklamaya olmamış ne yazık ki. Bu; insanlara, ben olmayan penaltıyı yaptırdım ama bunun doğru olduğundan emin değilim, her zaman doğruları söylerim imajı çizmektir. Yakışmadı Gerarrd.

CL - Week 4.1

CL'de gece tamamen sürprizlerle dolu bir geceydi, iddaacıları üzen bir gece oldu.


Roma evinde Chelsea'yi yenerek mola aldı resmen. Zaten Spalletti'nin sevinmesinden hallerinin ne olduğunu, bu galibiyetin ne kadar önemli olduğunu görebiliyoruz. Panucci ve Vucinic Spalletti'yi ipten aldı. Cluj ise ilk haftalardaki avantajını iki Bordeaux maçında kaybetti. Bordeaux galibiyetleriyle grup iyice karıştı. Gruptan 4 takım da çıkabilir, Roma- Bordeaux maçı kritik.

Werder bu yıl CL'de kayıp malesef. Üç hafta üst üste alınan beraberliklerden sonra bu maçı artık almalarını bekleken Pana fena tokatlamış Bremen'i. Pana da Roma'ya benzer bir durum söz konusu. İşler iyi gitmiyordu, bu galibiyet ilaç gibi geldi. Anorthosis de Special One'ı elinden kaçırdı Kıbrıs'ta. Cruz bir puanı son dakikalarda kurtardı. Şimdi konuş Mourinho.

Barcelona Basel'e bir puan kaptırdı, gol Eren Derdiyok'tan. Barcelona çıktı gruptan, Sporting de çıktı da garantilemediler daha. Shakhtar ise ilk maçta Basel deplasmanında alıdğı 3 puanın üstüne acayip yattı, ondan sonra tık yok. Luce yolcudur artık, nereye olursa. Shakhtar - Basel maçı Uefa'ya gidecek takımı belirler.

Gecenin canlı izlediğimiz maçında da eksik Atletico Anfield'dan 3 puanla dönüyordu ki Gerarrd penaltıyı yaptırmasaydı. Hakem bedavadan bir penaltı verdi ve Gerarrd da affetmedi tabi. Atletico'ya yazık oldu. Pernia'ya da üzüldüm, adam geçit vermemişti resmen 90 dakika. Diğer maçta da Marsilya PSV'den içerde intikamı aldı. Burdaki yarış liderlik ve üçüncülük için. Luid Garcia iyi alkış aldı Liverpool taraftarından.

25 Ekim 2008 Cumartesi

Top Kimde?

23 Ekim 2008 Perşembe

CL - Week 3.2

Şampiyonlar liginde 3.haftanın ilk gecesinde dün akşama gol kısırlığı vardı Barcelona maçı hariç. Orda da goller tek taraflıydı zaten.

Romanya'nın yükselen yıldızı Cluj Bordeaux deplasmanında kaybederek önemli ibr avantajı kaçırdı. Oradan çıkaracakları bir beraberlik gruptan çıkma yolunda önemli bir adım olabilirdi Chelsea'nin de Roma'yı yenmesiyle. Sahneye bir zamanların yeni Zidane'ı Gourcuf çıktı. Roma demişken tepetaklak devam ediyorlar. Chelsea'ye 75 dakika dayanabildiler. Terry The Big Man gemiyi kurtardı yine Chelsea'de. Roma'da işler çok kötü birileri değişecek gibi sanki yakında. Bu grupta Chelsea'nin liderliği dışında hiçbir şey belli değil.

Inter Adriano ile bir diğer sürpriz takım Anorthosis'i geçmeyi başardı. Adriano harbi harbi döndü futbola yeniden, ben anca PES'de döner diyordum aslında. Diğer maçta da Werder gollü maçlara devam etmiş. Atina'da bir puan gayet iyi şampiyonlar liginden ya da eskiden öyleydi bilmiyorum. Pana'da da yolunda gitmeyen bişeyler var ne yazık ki. Bu grupta da lider Inter ama ikinci herkes olabilir. Yine de Werder burda alır götürür gibi.

Barcelona Basel'i 20 dakikada harcadı aynen dün akşam Arsenal'in yaptığı gibi. Çabuk buldukları gollerle hiç sıkıntıya girmediler tüm maç boyunca. Erken atamayacakları gol onları sıkıntıya sokabilirdi ama genç forvet hattı işi erkenden bitirdi sonrasında da rölantıya aldı maçı. Lucescu geçen yılki hastalığa devam ediyor sanırım. İlk 2 hafta alınan iyi sonuçlar ardından anlamsız mağlubiyetler-hoş bu yıl 2 de 1 ile başladılar ama. Lucescu bu sene de aynı problemleri yaşatırsa Ukraynalılara artık kapıyı gösterirler bence. Kendi evinde Sporting Lizbon'a kaybederek biz istemeyiz buyrun ikinci tur sizin olsun dediler, Liedson da geri çevirmedi.

Gecenin maçında Torres ve Aguero olmayınca maç biraz sönük başladı. En azından beklentilerimi karşılamadı ilk yarı. İkinci yarıda Aguer'nun da oyuna girmesiyle birlikte yenik durumdan kurtulmak için saldıran Atletico maçı heyecanlı hale getirdi. Hakem kendini yere attığına inandığı kimseye açımadı. Simao 1 puanı kurtardı ve liderlik için şanslarını sürdürdü, Anfield Road'a kadar. Marsilya ise benim adıma şok bir skorla döndü Hollanda'dan. PSV ilk 2 hafta sonunda kötü bir görüntü çizmişti ve Gerets de bundan faydalanıp en azından Uefa'ya devam eder diye düşünüyordu çok kişi ama PSV önemli bir avantaj yakaladı bu konuda.

Gecenin hayalkırıklığı Marsilya ve Shakhtar yıldızları da Barcelona ve PSV.

22 Ekim 2008 Çarşamba

En İyisiydiler


"In the past couple of years we have played some terrific sides but I think that's the best.

It was one of the best performances I have come across watching European football. It will take some team to beat them, that's for sure."

"Wayne Rooney was unplayable. When you see players like that you have to say he's a world-class player, backed up by a couple of other world-class players and six or seven international players."


--------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu sözler dün gece Old Trafford'da United'a 3-0 kaybedeb Celtic teknik direktörü Gordon Strachan'a ait. Strachan maçtan sonra yaptığı açıklamada United'ın şu ana kadar Avrupa'da gördüğü en iyi takım olduğunu, birilerinin onları yenmesinin gerçekten çok zor olduğunu belirtmiş. Son zamanlarda patlama yaşayan Rooney'e de değinen GS onun karşısında oynamanın ne kadar zor olduğunu falan filan da anlatmış.

GS'nin bu dedikleri tartışılabilir ama pratikte bunlar doğru. Manchester United son CL şampiyonu ve kupayı başka bir takım alana kadar da öyle kalacaklar. Şu anki duruma göre korumaya bir hayli yakınlar. Nazar değmesin inşallah diyorum. Gordon tahtaya vur...

CL - Week 3.1

Şampiyonlar Ligi tarihinde en gollü akşam olabilir bu geceki sonuçlar itibariyle. Maşallah 4ler, 5ler havada uçuştu. Gole doyduk resmen.

E grubunda Manchester United klasik sezon başı tutukluğu sendromunu üzerinden attı ve formunu buldu. Kayıpsız gidiyorlar son 5 maçtır ligde ve Avrupa'da. Tabi takımın en formda oyuncusu Rooney da aynen. Son 7 resmi maçındaki 9. golünü attı bugün ve harika top oynuyor son haftalarda. Berbatov da gollere devam ediyor ekmekçilik yaparak da olsa. Diğer maçta da Villareal ve Aalborg resmen gol manyağı oldular. Bi Aalborg öne geçti bi Villareal ama son sözü Llorente söyledi hat-trickle. Bu grubun birincisi El-Madrigal'da belli olur, üçüncü ve sonuncu belli gibi az çok.


F grubunda beni en çok şaşırtan sonuçlar alında. Bayern'in kötü gidişi üzerine Fiorentina ordan puan çıkarır diyordum ama Bayern acımadı. Erken gelen gollerle birlikte Klinsmann'ın kredisi biraz daha doldu. Fiorentina Lyon'da kaybettiği 2 puanı çok arar bu durumda. Diğer maçta da Steau gol yemez abi kendi evinde atarsa alır yoksa golsüz biter demiştim arkadaşa gündüz fakat gol bırakın neler oldu neler. Steau 2-0'ı koruyamadı ve 5 tane yedi. Benzema&Fred A.Ş Steau'yu yıkan ikili oldu. Yalnız Galatasaray'ın gol bile atamadığı Steau bu kadar gol nasıl yedi hala anlayamadım, hem de kendi evinde. Garip.

G grubunda ise Fenerbahçeliler tam bir hüsran yaşadı. Bu hüsranı daha kuvvetli yaşatan bence Fenerbahçe taraftarının beklentisi ve Arsenal'in eksik kadrosuydu. Maçtan önce televizyonda bakıyorum kesin alıcaz tarzı ifadeler, neye dayanarak bilmiyorum. Sonuçta takımın hali ortada, Arsenal da malumunuz. Nitekim maç 10. dakikada bitti ben de United maçını izlemeye koyuldum. Azıcık da olsa yanan ışığı Diaby söndürdü. Bir de aklıma gelmişken Ertem Şener'in saçmalıkları azalarak bitsin artık nolur. İngiltere'de Arsenal ciddi şekilde oynarsa Liverpool faciasından fena bir tablo oluşabilir. Dynamo Kiev de deplasmanda Porto'ya çakarak ikincilik için avantajı kaptı. Kiev'de de maçı alırlarsa Fenerbahçe ve Porto Uefa için oynarlar Kadıköy'de.

H grubunda tepetaklak giden Juventus Real Madrid'i devirerek resmen nefes aldı. Onca eksiğe rağmen kritik maçı kazanmayı bildiler. Ranieri sonuca en çok sevinen adamdır sanırım. Bu maçı da kaybetse yorumculuğa başlayabilirdi televizyonlarda. Del Piero da takım ne zaman sıkışsa imdada yetişiyor, her geçen gün saygım ve sevgim artıyor bu adama. Büyük topçu, büyük kaptan hakkaten. Amauri de kazansalar da kaybetseler de golünü atıyor, verilen paralar helalmiş. Zenit geçen yılki performansında sonra hayalkırıklığı yaratmaya devam ediyor. Fatih Tekke bir puanı kurtardı. Bate kendi evinde Zenit'i tokatlarsa Uefa'ya gider Zenit de el sallar.


Gecenin yıldızları Fred, Benzema, Llorente ve Juventus. Hayalkırıklığı ise Fenerbahçe.

1 Ekim 2008 Çarşamba

CL - Week 2

Şampiyonlar Ligi'nde ikinci hafta geride kalırken bazı takımlar ilk hafta aldıkları sonuçların sürpriz olmadıklarını gösterdiler. Ya da sürprizi daha da şaşırtıcı hale getirdiler mi desek?

İlk akşamın maçlarında G grubunda Fenerbahçe maçı ile başlarsak çok kötü bir maçtı. Hiç başlamasak daha iyi yani o derece kötü. Hayatımda CL'de izlediğim en sıkıcı maçlardan biriydi. Diyecek birşey yok Fenerbahçe'nin çok acilen toparlanması gerekiyor yoksa sezon çok önce bitecek. Neyse ki Fenerbahçe maçından sonra Arsenal gözlerimizin pasını sildi. Porto'yu dörtlediler Van Persie ve Adebayor ile. Walcott da çok çok iyi geliyor, durduramıyorlar.

E grubunda United'da Ronaldo'dan sonra Berbatov'da 2 güzel golle siftah yaptı. United kolay kazandı ama Scholes ve Rooney sakatlandı. İlk kez CL'de forma giyen Rafael Da Silva da sıkıntılı bölgede formayı Neville ve Brown2dan kapacak böyle giderse. Villareal evinde Celtic'i Senna'nın frikiğiyle geçti ve önümüzdeki maçta United'a da kaybederlerse CL defterini kapatırlar.

F grubunda Bayern evinde bir puan aldı ve Klinsmann hala diken üstünde. Ligdeki kötü sonuçlar, Lyon karşısında korunamayan üstünlük Klinsman'ı sıkıntıya sokuyor. Diğer maçta da Fiorentina evinde golsüz biten maçta fırsat tepti bence. Beraberlik haftasında yukarı çekebilirdi kendini. Steau'nun henüz golü yok.

Real Madrid Zenit deplasmanında kazandı ama son 30 dakika nerdeyse sahalarından çıkamadılar. Zenit savunması biraz daha dikkatli olsa belki de 3 puanı alan takım olacaktı. Çok bastırdılar, sıkıştırdılar ama gol gelmedi. Bate haftanın sürpriz takımlarından. Juve'yi Iaquinta kurtardı. Ranier 1 puan iyi demiş. Real-Juve maçı lideri, Bate-Zenit maçı Uefa'cıyı belirler gibi.

Bugünün maçlarında ise en büyük sürpriz Cfr Cluj'dan geldi. Demek ki adamlar Roma'yı bedevadan yenmemişler Roma'da. Chelsea ile berabere kalıp 4 puana ulaştılar. Bordeaux'u yendikleri anda Uefa garanti. Chelsea'de Drogba dönüş maçında sakatlanmış ciddi biçimde, Anelka'ya devam. Roma ise kötü giden maçta rakip 10 kişi kalınca Baptista ile çoştu ve 3 puanı aldı. Bu maç da kaybedilse Roma karışabilirdi. Baptista durumu şimdilik kurtardı diyebiliriz.

Günün diğer sürprizi Anothosis. Önce Olympiakos'u elemelerde paketleyip Panathinaikos taraftarının sempatisini kazanmışlardı, bugün de Pana'yı 3'lediler. Tenk Cate fenalarda, 2'de 0. Werder Inter'den bir puanı kopardı. Son dakikada Pizarro becerikli olsa belki de 3 puanı alacaklardı. Inter herşeyini koydu sahaya ama galibiyet golünü atamadılar. Mancini ve Quresma yedek başladı Milan maçından sonra. Adriano da geri dönmüş artık.

Barcelona'yı son 4 günde Messi'nin 2. kurtarışı. Önce Espanyol maçında son dakika golü, bugünde Shakhtar karşısında 87 ve 90'da gelen 2 gol. Tek başına takım hakkaten. Basel Sporting'e de kaybetti. Sanırım bu grubun sonuncusu onlar. Önümüzdeki maçlarda oynanacak Basel-Sporting maçı çok kritik 2.lik açısından. Messi varken Barca'nın korkmasına gerek yok bu grupta.

Son grubumuzda ise Liverpool ve Atletico garantiledi gibi bişey. Marseille da bi aksilik olmazsa PSV'yi geçip Uefa'ya gider. PSV bedavadan 2.torbaya girdi ama gelenden 3 gidenden 3. Gerarrd bugün 100.golünü attı, Keane de Liverpool'daki ilk golünü. Aguero yine boş geçmedi. Atletico-Liverpool, Torres-Aguero kapışması süper olacak, umarım Star Tv bi saçmalık yapmaz da izleriz.

Haftaya damga vuranlar Anorthosis ve Cluj ikilisi, Messi'nin son 5 dakika operasyonu, Arsenal'in güzel futbolu ve Fenerbahçe'nin içler acısı hali...

18 Eylül 2008 Perşembe

CL - Week 1

Hafta içi futbol heyecanımız Şampiyonlar Ligi bu hafta itibariyle yeniden start aldı ve geride kalan ilk maçlar sonunda sürprizlerle geçen bir hafta oldu.


A grubunda Chelsea Scolari'nin takımı beğenmemesine rağmen Bordeaux'yu çok rahat bir şekilde 4-0 geçti. Lampard yine golünü annesine gönderdi, Anelka atmaya devam ediyor. Eksiklere rağmen Chelsea oldukça iyiydi. Diğer maçta Roma şov için çıkarken 2 şık golle evinde mağlup oldu. Roma'da bu yıl işler hiç iyi gitmiyor. Cluj Steau'nun önünde boşuna şampiyon olmamış demek ki Romanya'da. Roma bir an önce toparlanmalı, kriz kapıya dayanmak üzere.

B grubunda Inter zor Panathinaikos deplasmanından 3 puan ve Adriano ile döndü. Adriano en son hatırlayamadığım bir tarihden sonra gol attı. Quaresma da ilk golünü attı Inter'de. Pana'da ise yapılan trasnferler şimdilik meyve vermedi. Diğer maçta Anorthosis Bremen'den gol yemeden döndü ve puanı kaptı. Haftanın sürprizlerinden biri, onlar da Olympiakos'u boşun elemediklerini gösterdiler.

C grubunda Guardiola nefes aldı, Eto da hatırlayamadığım bir süreden sonra gol attı. Barcelona'nın kazanması için Eto gollere devam etmeli. Diğer maçta Lucescu yine iyi başladı ama geçen yılda son maçlarda gruptan çıkamamışlardı. Basel'i deplasmanda devirerek önemli puan aldılar. Kendi evinde Sporting'i yenerlerse çıkarlar gruptan.

D grubunda Atletico Madrid PSV'ye kendi sahasında acımadı. Aguero her maç daha geliştiriyor kendini. Torres'in yokluğunu anlamadı bile Atleticolular. Gruptaki favorim Atletico. Diğer maçta da Marsilya oynadı ama Gerarrd puanı aldı Reina da korudu. Gerarrd bir ilk golü var ki sormayın. Kaptan gemiyi kurtarmaya devam ediyor.

E grubunda gol olmadı ama gecenin olayı bu değildi belki de. Ronaldo geri döndü. Real Madrid işinden sonra alacağı tepkiler merak ediliyordu Sir'in de maçtan önce taraftarı onu affetmeye çağırması üzerine Ronaldo adı anons edildiğinde en yüksek alkışı alan oyuncuydu Old Trafford'da. Gelir gelmez asisti yazıyordu hanesine ama Evans direğe nişanladı topu. United kazanamadı ama geçen haftalara göre düzelme var. Bugün de Berbatov eksikti, tam kadro göremedik şu takımı. Diğer maçta golsüz bitmiş ama dediğim gibi gecenin olayı Ronaldo.

F grubunda Bayern 1 yıllık aradan sonra iyi başladı. Steau'yu deplasmanda yenmek zor ve bunu başardı Van Buyten'le Bayern. Guplar belli olduğundaki tahminim devam ediyor, Bayern bu grupta lider olur. Özlemiş adamlar. Diğer maçta Gilardino 2 golle Lyon'u deplasmanda yıkmak üzereyken Lyon geri gelmiş ve bir puanı kurtarmış. İlginç bir maç olmuş, izlemek gerek.

G grubunda ise Fenerbahçe kaldığı yerden başlayamadı. Zaten başlaması da zordu o eksiklerle. Semih yok, savunmada zaten son iki maçtır yapılmayan hata kalmadı. Önce Can Arat, bu maçta da Yasin şov yaptı. Porto 2-0'dan sonra gevşemese farklı olabilirdi. Aragones'in başı ciddi ağrıyacak. Diğer maçta da birçok Fenerbahçeliye göre kolay lokma Dinamo Kiev'i Arsenal'i son anda kaçırdı elinden. Gallas önemli bir 1 puan kurtardı. Walcott yine asist yapmış golde, iyi geliyor Walcott.

H grubunda da Juventus da mecburi aranın ardından iyi döndü CL'ye. Geçen yılın flaş takımı Zenit'i kaptan Del Piero ile geçtiler. Bu adam da yaşlanmadı hala. Zenit bir puan koparsa avantaj yakalardı ama bu grupta işleri zor gibi. Real Madrid ise Cluj'unkine benzer bir sürprizi Bate Borisov yapar mı diye merak edilirken 2 golle yolladı rakibini.

İlk haftanın akılda kalanları CFR Cluj, Aguero, Gerarrd, Ronaldo'nun dönüşü, Adriano ve Eto'nun geri dönüş sinyalleri, Juventus ve Bayern, Gilardino, Shakhtar, Anorthosis, Atletico Madrid, PSV'nin hayal kırıklığı.

30 Ağustos 2008 Cumartesi

En Değerli Ronaldo

Uefa tarafından Avrupa'da yılın futbolcuları açıklandı kura Cl kura çekimi sırasında. Kura çekiminden önce ödüller hakkında bişeyler karalamıştım, kalede Cech alabilir orta sahada da Fabregas alırsa kimse bişey diyemez ama diğer ödüller United'a gitmeli diye.


Bu oylamayı teknik direktörlerin oyları sonucu yapıyorlarmış sanırım. Eğer öyleyse ve bu oyları kim veriyorsa açıklasalar da bilsek. Merak ediyorum hakkaten.

Kalede Cech veya VDS alacaktı zaten, çok belliydi. Cech ortalama bir sezon geçirdi bana göre yani her zamanki kadar iyiydi. VDS de ona yakın bir performans gösterdi. E burada ayrımı nasıl yaparız? Ödülü kupayı penaltılarla alan VDS'ye veririm ben olsam. Cech alsa yine çok ağır olmazdı ama VDS bu haliyle de alamazsa nasıl alacak. Siirt Jetpaspor'la Chelsea'yi yendikleri zaman m?


Defansta ise Terry'nin o penaltıyı kaçırmasa kesin alırdı demiştim. Ama şu durumda ihtimal dahi vermiyordum ödülü almasına. Çat diye John 'Big Man' Terry dediler açıklanırken şok oldum kaldım. Tamam takımın kaptanı, yüreğiyle oynuyor geyikleri bir tarafa da o penaltıyı babam mı kaçırdı? Kupayı onun yüzünden kaybetmedi mi Chelsea? Diğer tarafta da Terry ile yarıştığı iki kupayı da kaldıran ve en az onun kadar harika bir sezon geçiren Ferdinand eli boş döndü Monaco'dan. Ayıptır. Bu ödülü Terry'nin alması bana göre tamamen teselli amaçlı gibi geliyor.

Orta sahaya geçtiğimizde yine bir teselli ödülü. Annesini kaybeden Lampard nasıl oldu da ödülü alınca gökyüzünü göstermedi acaba? Lampard ne yapmış da yılın en iyi orta sahası olmuş bana bi anlatıversin Platini? Orda Fabregas dururken nasıl Lampard alıyor? Hadi Fabregas'a vermiyecekseniz o zaman sa Scholes'a ver kupanın ve Barca'ya çaktığı o füzenin hatrına. Defans ödülüyle birlikte en komedi ikinci ödül de buydu malesef.


Forvette ise Chelsea'lilere teselli ödüllerini dağıttıklarını görünce bir an içimden ulan acaba bunu da Drogba'ya verirler mi diye düşünmedim değil. Kırmızı kart gördü ya. O değil de Anelka adaylar arasında olsa kesin alırdı yalnız onu bilirim. İşin geyiği bi yana en garanti ödül buydu zaten. Ronaldo aldı ödülü. Aslında Torres alsa yakışırdı ama Ronaldo'nun böyle bi sezonuna denk gelmesi onun şanssızlığı oldu.

Yılın en değerli futbolcusu ödülünü de Ronaldo aldı yine. Olması gerektiği gibi.

Süper Zenit

Uefa Süper Kupası hak eden taraf Zenit'in oldu. Pogrebnynak ve yeni transfer Danny'nin gollerine cevap Vidic'den geldi ama Zenit hak ettiği kupayı zorlanmadan aldı.

Öncelikle Manchester United sakatları ve diğer eksikleriyle sezona hazır değil bu çok açık görüldü. Savunmada geçen yıl yapılmayan hatalar yapılıyor, hücumda da hiçbir şey üretemeyen bir takımdı dün. Neville bitmiş malesef, ne bir bindirme ne de bir orta eskisi gibi. Sol tarafta Evra bişeyler yapmaya çalıştı ama onu da Nani tıkadı resmen. Nani ne zaman bişeyler yapması beklenen adam olsa sıçıyor yetmiyor bi de üstüne sıvıyor. Dün Nani o kadar iğrenç bi futbol oynadı ki sormayı gitsin. Sağ tarafta da Fletcher kıvıramadı kanatta oynama işini. Ortada da Scholes-Anderson hücuma pek yardımcı olamadılar. Zaten Zenit orta sahasıyla cebelleşmekten halleri kalmadı. İleri uçta Tevez elinden geleni yaptı, United ne ürettiyse Tevez sayesinde. Rooney de dün Nani'den halliceydi yani. Ne eski hırsı vardı rakibi kovalarken, ne de başka bişey. Zaten gol vuruşları berbattı. Maçın kritik dakikalarında iki tane net denilebilecek pozisyonu çarçur etti. Berbatov gelirse şu form durumlarıyla Rooney klübeye gider. Yedek klübesinde de maçı değiştirmesi için giren adamlar da O'Shea, Wes Brown olunca gol mol atamadı United. Bir an önce tam kadro oynamaya ve Berbatov'a ihtiyacı var United'ın, ha bir de sağ bek alınırsa şukela olur.


Zenit de United'e süper hazırlanmış. Orta sahada Scholes ve Anderson'a üstünlük kurdular. Kanatlardan da ataklara izin vermeyince tüm yük Tevez'e bindi. 2-o lık bir bölüm ve 2-1 den sonraki bölüm hariç Zenit istediği gibi oynadı. Ortada Tomashchuk harikaydı. İlerde Danny topu ayağında tutan, adam geçen, vuruş yeteneği olan bi adam ama hala da o kadar para etmez bence. Sağ kanattaki Anyukov Nani'yi hayata küstürdü resmen.

Maçın ne ilgin pozisyonu da Scholes'un elle attığı goldü. Güzel bir vuruştu esasında ama hakem yakaladı tabi. Gerçi yakalayamayan da yoktur biz bile tv'den anında fark ettik. Scholes'u uzun zamandır hiçbir United maçında bu kadar ciddiyetsiz görmemiştim. O hareketle resmen maçtan sıkılmıştım, çıktığım iyi oldu der gibi bitirdi maçı. Zaten bu Süper Kupa'ya nedense adının önemi bir türlü verilmiyor bi türlü. Bu Zenit Real Madrid ve Juventus'u zorlar gibi geldi bana bilmem ne dersiniz?

28 Ağustos 2008 Perşembe

Champions League 08-09


GROUP A:
Chelsea, Roma, Bordeaux, CFR Cluj

GROUP B: Internazionale, Werder Bremen, Panathinaikos, Anorthosis

GROUP C: Barcelona, Sporting Lisbon, Basel, Shakhtar Donetsk

GROUP D:Liverpool, PSV Eindhoven, Marseille, Atletico Madrid

GROUP E: Manchester United, Villarreal, Celtic, Aalborg

GROUP F: Lyon, Bayern Munich, Steaua Bucharest, Fiorentina

GROUP G:Arsenal, Porto, Fenerbahce, Dynamo Kiev

GROUP H: Real Madrid, Juventus, Zenit St Petersburg, Bate Borisov

Şampiyonlar Ligi 2008-2009 sezonu için kuralar çekildi ve gruplar yukarıdaki gibi oluştu. İlk bakışta hemen Fenerbahçe için birşey söylemek gerekirse ne çok zor ne de kolay diyebileceğimiz bir kura. Daha zor veya daha kolay bir grupta olabilirdi, orta halli bir grup bence. Porto önemli oyuncuları Bosingwa ve Quaresma'nın yerlerini dolduramazsa Fenerbahçe'ye bir şans doğar. Onun dışında Arsenal ve Porto'nun gruptan çıkacağını düşünüyorum. Fenerbahçe ise Josico transferi ile taraftarını da hayalkırıklığını uğrattı. Aurelio, Appiah gibi isimlerden sonra aynı katkıyı verebilecek bir oyuncu değil bence. Yine de işi Kadıköy'deki maçlar belirleyecektir çünkü bu grupta Fenerbahçe'nin deplasmanlarda çok da fazla puan toplayabileceğini sanmıyorum.

Manchester United açısından bakarsak da fena olmayan bir kura diyebiliriz. Üçüncü torbadan Celtic'in gelmesi biraz kötü oldu, zira United'ın Celtic ile ilgili hoş olmayan anıları var tarihte. Sakatlıkların toparlanması ve Berbatov'un da -hala- katılımıyla guptan lider çıkacağını düşünüyorum. 2.sıra için Villareal ve Celtic kapışırlar. Kendi evinde puanları fazla toplayan takım turu geçer burda da. Aalborg zaten hava alıp ülkesine döner 6 maç sonunda. İki takımın birbirleriyle yapacakları maçlar önemli o yüzden. Ama Villareal çıkar gibi geliyor bana.

Diğer gruplarda da kırmızı ile yazdıklarım tur atlar, mavi ile yazdıklarım da 3. olur diye tahmin ettim. Zorlandıklarım oldu ama genel anlamda tutar gibi geliyor bana eheh. En dikkat çekici gruplar ise Liverpool ve Atletico Madrid grubu başta olmak üzere, Lyon'un grubu ve Panathinaikos-Anorthosis takımlarını karşılacağı grup.

Liverpool'un en önemli kozu Torres'in eski takımı Atletico Madrid'e karşı Vicente Calderon'da oynayacağı maç ve alacağı tepki bu maçı ilginç kılacak etmen. Gruptaki diğer takımlara da baktığımızda PSV ve Marseille da gruptan çıkabilecek takımlar ama Atletico ve Liverpool burdan çıkar gibi. Gruptaki her maç güzel oalcak fakat Liverpool-Atletico maçları bir ayrı tabi ki.

Lyon'un grubu ise 4 takımın da gruptan çıkabileceği denklikte bir grup. Güçler birbirine çok yakın ama geçen yılın da hırsıyla Bayern çıkar burdan. Lyon yıllardır CL gediklisi oldu ama sert Fiorentina ve Steua Bükreş de sürpriz yapabilir. Açıkçası en dengeli grup ve ne olacağını kestirmek zor.

Panathinaikos-Anorthosis maçları da Kıbrıs Rum Kesimi-Yunanistan takımları olmasının dışında Anorthosis'in Panathinaikos'un ezeli rakibi Olympiakos'u eleyp buraya gelmesiye daha da ilginç bir hal aldı. Abi kardeş haline gelen iki takımın maçları nasıl geçecek bakalım.