29 Ağustos 2008 Cuma
28 Ağustos 2008 Perşembe
Champions League 08-09

GROUP A: Chelsea, Roma, Bordeaux, CFR Cluj
GROUP B: Internazionale, Werder Bremen, Panathinaikos, Anorthosis
GROUP C: Barcelona, Sporting Lisbon, Basel, Shakhtar Donetsk
GROUP D:Liverpool, PSV Eindhoven, Marseille, Atletico Madrid
GROUP E: Manchester United, Villarreal, Celtic, Aalborg
GROUP F: Lyon, Bayern Munich, Steaua Bucharest, Fiorentina
GROUP G:Arsenal, Porto, Fenerbahce, Dynamo Kiev
GROUP H: Real Madrid, Juventus, Zenit St Petersburg, Bate Borisov

Şampiyonlar Ligi 2008-2009 sezonu için kuralar çekildi ve gruplar yukarıdaki gibi oluştu. İlk bakışta hemen Fenerbahçe için birşey söylemek gerekirse ne çok zor ne de kolay diyebileceğimiz bir kura. Daha zor veya daha kolay bir grupta olabilirdi, orta halli bir grup bence. Porto önemli oyuncuları Bosingwa ve Quaresma'nın yerlerini dolduramazsa Fenerbahçe'ye bir şans doğar. Onun dışında Arsenal ve Porto'nun gruptan çıkacağını düşünüyorum. Fenerbahçe ise Josico transferi ile taraftarını da hayalkırıklığını uğrattı. Aurelio, Appiah gibi isimlerden sonra aynı katkıyı verebilecek bir oyuncu değil bence. Yine de işi Kadıköy'deki maçlar belirleyecektir çünkü bu grupta Fenerbahçe'nin deplasmanlarda çok da fazla puan toplayabileceğini sanmıyorum.
Manchester United açısından bakarsak da fena olmayan bir kura diyebiliriz. Üçüncü torbadan Celtic'in gelmesi biraz kötü oldu, zira United'ın Celtic ile ilgili hoş olmayan anıları var tarihte. Sakatlıkların toparlanması ve Berbatov'un da -hala- katılımıyla guptan lider çıkacağını düşünüyorum. 2.sıra için Villareal ve Celtic kapışırlar. Kendi evinde puanları fazla toplayan takım turu geçer burda da. Aalborg zaten hava alıp ülkesine döner 6 maç sonunda. İki takımın birbirleriyle yapacakları maçlar önemli o yüzden. Ama Villareal çıkar gibi geliyor bana.
Diğer gruplarda da kırmızı ile yazdıklarım tur atlar, mavi ile yazdıklarım da 3. olur diye tahmin ettim. Zorlandıklarım oldu ama genel anlamda tutar gibi geliyor bana eheh. En dikkat çekici gruplar ise Liverpool ve Atletico Madrid grubu başta olmak üzere, Lyon'un grubu ve Panathinaikos-Anorthosis takımlarını karşılacağı grup.

Liverpool'un en önemli kozu Torres'in eski takımı Atletico Madrid'e karşı Vicente Calderon'da oynayacağı maç ve alacağı tepki bu maçı ilginç kılacak etmen. Gruptaki diğer takımlara da baktığımızda PSV ve Marseille da gruptan çıkabilecek takımlar ama Atletico ve Liverpool burdan çıkar gibi. Gruptaki her maç güzel oalcak fakat Liverpool-Atletico maçları bir ayrı tabi ki.
Lyon'un grubu ise 4 takımın da gruptan çıkabileceği denklikte bir grup. Güçler birbirine çok yakın ama geçen yılın da hırsıyla Bayern çıkar burdan. Lyon yıllardır CL gediklisi oldu ama sert Fiorentina ve Steua Bükreş de sürpriz yapabilir. Açıkçası en dengeli grup ve ne olacağını kestirmek zor.
Panathinaikos-Anorthosis maçları da Kıbrıs Rum Kesimi-Yunanistan takımları olmasının dışında Anorthosis'in Panathinaikos'un ezeli rakibi Olympiakos'u eleyp buraya gelmesiye daha da ilginç bir hal aldı. Abi kardeş haline gelen iki takımın maçları nasıl geçecek bakalım.
Super Cup 2008

29 Ağustos Cuma
Stade Louis II, Monaco
Show Tv 21:45

United'da eksikler devam ediyor. Ronaldo takımla Monaco'ya gitmiş ama oynamayacak muhtemelen ödül töreni için Monaco'da olacak. Giggs, Carrick ve Brezilyalı da Silva ikizler de Monaco'ya götürülmemiş.
Zenit'de ise yazı sakat geçiren Pregobnyak maça hazır ve heyecanla bekliyorum bu maçı demiş. Kaptan Tymoshchuk da maç hakkında umutlu konuşmuş. Zenit'in Rusya transfer rekorunu kırarak Dinamo Moskova'dan transfer ettiği Danny de yarınki maçta forma giyebilecekmiş. Tabi Zenit'in en büyük yıldızı Arshavin de sahada olacaktır. Güzel bir maç olacak ama biz kazanalım.
Rahat mı Batıyor Ne?

Bütün yaz Ronaldo'nun Real Madrid, İspanya maceraları ile yattık kalktık. Yok efendim çocukluk hayaliymiş, yok küçüklüğünden beri oynamak istermiş, yok annesi o forma ile görmek istiyormuş falan filan. Onu atlattık şimdi de Vidic çıkmış yok buranın insanları soğuk, tüm gün çalışıyosun akşam gelip televizyon izliyosun o kadar. Havalar zaten sürekli yağmurlu, güneş yüzü gördüğümüz yok demiş. Kimse kusura bakmasın ama futbol hayatım bitene kadar İngiltere'de kalamam kesinlikle, İspanya'da da kendimi denemek istiyorum demiş.
"I will never stay to live in England, that's for sure.
You get only a brief glimpse of sunlight before it's all cloudy again. The winters are mild, but in summer the temperatures seldom go higher than 20C. And it rains, rains, rains.
In future, I would like to test myself in another top league. I'm thinking of Spain. At least there will be no reason to complain about the weather. In England, they say that Manchester is the city of rain. Its main attraction is considered to be the timetable at the railway station, where trains leave for other, less rainy cities.
It's not only the weather that I'm not happy about here. In Russia and Serbia the people's way of life is similar. In England it's totally different. Here they just don't have time to feel the joy of life. The only time to meet friends is at weekends, but for football players it's the busiest time of all. It was much easier for me to adapt to Russia than England. In England I had no one to talk to. The first month was especially hard. I lived alone in a hotel, which I left only for training. I thought I would go crazy inside those four walls."
Hayır madem bu kadar rahatsızdın havadan, ortamdan, İngilizlerden, İngilizlerin hayat tarzından, takım arkadaşlarından, çalışma şartlarından falan şimdi mi aklına geldi yani? Kazandın tabi kupaları şimdi konuşmak rahat. Kazanacak kupa mı kaldı? Gideyim azıcık da İspanya'da Akdeniz sahillerinde top koşturayım, arada iki Ibiza yaparım diyosun çıkıp. Alışamadıysan kaç senedir niye kaldın?
Eşşek yüküyle para kaldırıyosunuz, kupalar kazanıyosunuz sonra da İngilizler şöyle, havalar böyle. Olmuyor ama. Çok hevesliysen gel madem bizim buralara sıcaktır da havalar. Ararsın İngiltere'yi sonra. İnsanımız da sıcakkanlıdır, bi maçla kral olursun ertesi maç, maç çıkışı "are you player, are you big player lan" diye tokatı bile yersin.
27 Ağustos 2008 Çarşamba
Pavyluchenko Londra'ya

Euro 2008'de en çok parlayan isimlerden biriydi Pavyluchenko, takım arkadaşı Arshavin ile birlikte. Şampiyonanın bitmesinin ardından da birçok takımla adı geçti. Roma ve Tottenham bunlardan en ciddi olanlarıydı. Tottenham'ın adı bir diğer Rus Arshavin ile de sıkça anılmıştı ama kısmet Pavyluchenko'yaymış. Rus forvet yaptığı açıklamada Tottenham klübü ile anlaştığını ve vizesini beklediğini söylemiş. Gerekli işlemler tamamlandığında Roman Tottenham oyuncusu olacak. Bu da bir kaç gün içinde gerçekleşecektir.
"I am back in Moscow and I will not play in Kiev, and I can confirm I am going to Tottenham.
Everything happened very fast and I haven't had time to say 'goodbye' to my Spartak team-mates but I hope I will be able to do that then they get back from Kiev.
I am waiting for a Visa and as soon as it is granted, I am ready to go to England and sign."
Pavyluchenko şimdiden İngilizce kurslarına da başlamış bu arada. Bu transfer Berbatov'un Old Trafford hayallerini de hızlandıracaktır kesinlikle. Tottenham artık harcadığı paraların karşılığını alabilecek mi, puanları 3er 3er toplamaya başlayabilecek mi göreceğiz.
26 Ağustos 2008 Salı
Kimse yoksa Fletcher Var

Geçen yılın CL ve Premier Lig şampiyonu Manchester United 2 hafta 2 gol atabildi ve 4 puan topladı. Bunda kadrodaki sakatlıklar ve cezalıların payı çok büyük tabiki. Ronaldo yok, Hargreaves, Rooney, Carrick, Tevez sakat. Anderson olimpiyatlarda... Kadroda çok önemli eksikler var ama Fletcher iki haftada attığı 2 golle takımına 4 puan getirdi. Kadro yavaş yavaş toparlanmaya başladı ama Fletcher da bu sürede taraftarın ve Sir'in gözünde değerini yükseltti. Solskjaer futbolu bıraktı, eskiden bu tip golleri ve puanları o getirirdi kritik zamanlarda. Fletcher da görevi devralmışcasına devam ediyor. Yürüyedur Fletcher...
Eto Olmadı Rivaldo
Geçtiğimiz haftalarda Özbekistan liginden Budyonkor Barcelona'lı Eto ile anlaştı haberleri çıkmıştı her yerde. Böyle bir transferin olma ihtimali birçok insana göre imkansızdı. Olmadı da zaten. Ama Budyonkor Eto işi olmayınca çalışmalarına devam etmiş ve AEK'dan Rivaldo'yla anlaşmış. AEK ile bir yıllık sözleşmesi olmasına rağmen Rivaldo aldığı teklifin reddedilemeyecek bir teklif olduğunu ve AEK taraftarlarından özür dilediğini söylemiş.Rivaldo çok zor bir günün ardından kararını verdiğini ve artık gideceğini belirtmiş. AEK ile de her konuda problemlerin giderildiğini ve artık Özbekistan'da oynayacağını belirtmiş. Hayırlı olsun.
25 Ağustos 2008 Pazartesi
Berbatov ve Hayalleri
Berbatov önce United'da oynamak benim için bir hayal dedi. Ardından United 20 milyon poundluk bir teklif yaptı. Tottenham bu teklifi kabul etmedi 30 milyonu ver al dedi. Berba da ardından bırakın hayalimi gerçekleştireyim dedi. Ramos geçen hafta oynanan lig maçı kadrosuna Berbatov'u almadı. Sebep olarak da zihinsel olarak onu maçta oynamaya ve takıma yararlı olmaya hazır olmadığı gösterdi. Harcanılan milyon dolarlardan sonra gelen başarısızlıkların da etkisiyle Ramos'un tepesi attı ve resti çekti. Bugün yaptığı açıklamayla Berbatov'un hayalini gerçekleştirmesine izin vereceklerini belirtmiş üstü kapalı olarak. Bu sorun bi önce çözülmeli demiş Ramos. Transfer sezonunun kapanmasına 1 hafta kaldı ve sezon kapanmadan bu sorun çözülmeli ve biz de işimize bakmalıyız demiş. 20'yi beğenmemişti Tottenham, 30 istemişti. Son olarak 25 milyon poundda anlaşacak taraflar sanırım. Birkaç gün içinde Old Trafford'da top sektirip kırmızı şeytanlı bayrağı öperke görebiliriz Berba'yı.
24 Ağustos 2008 Pazar
11 Yıl Sonra

Bursaspor sezona Hacettepespor'u deplasmanda 2-1 yenerek 11 yıl sonra üç puanla başlamış oldu. Dile kolay 11 yıl. Kendimi bildim bileli sezona kötü başlar, devamında bi ileri iki geri gider iş sıkışınca da son gazla ligde kalırdık. Bu iş hep böyleydi uzun zamandır. Daha ligin bitmesine 33 hafta var ama ilk haftaya galibiyetle başlamayalı çok olmuştu. Gaza gelip naralar atmak manasız ama inşallah bu sezon farklı olacak. Hayırlı olsun.
23 Ağustos 2008 Cumartesi
Uefa Players of the Year

Avrupa'da yılın futbolcu ödülleri adayları açıklandı. Adaylar şu şekilde;
Goalkeeper of the year: Manuel Almunia (Arsenal), Petr Cech (Chelsea), Manuel Neuer (FC Schalke 04), Jose Reina (Liverpool), Edwin van der Sar (Manchester United).
Defender of the year: Jamie Carragher (Liverpool), Rio Ferdinand (Manchester United), Carles Puyol (Barcelona), John Terry (Chelsea), Nemanja Vidic (Manchester United).
Midfielder of the year: Michael Essien (Chelsea), Cesc Fabregas (Arsenal), Steven Gerrard (Liverpool), Frank Lampard (Chelsea), Paul Scholes (Manchester United).
Forward of the year: Didier Drogba (Chelsea), Lionel Messi (Barcelona), Cristiano Ronaldo (Manchester United), Wayne Rooney (Manchester United), Fernando Torres (Liverpool).
Adaylara baktığımda bütün ödülleri Man Utd oyuncuları toplayabilir gibi geliyor. Ama hepsini de vermezler diye de düşünüyorum diğer yandan. Kalede Van der Sar yarın final ve finaldeki etkili performansıyla kupanın kazanılmasında önemli paya sahipti. Cech ise zaten her zaman mükemmel, o da takımını finale çıkardı. Schalke'nin genç kalecisi Neuer'in de Porto deplasmanındaki performansı unutulmayacaklar arasına girdi ama ödül VDS'ye gider.
Defans hattında ise Avrupa'nın en az gol yiyen takımlarından biri olarak sezonu tamamlayan Man Utd'in defanstaki en önemli oyucusu Ferdinand alır tartışmasız, almalı. Ferdinand almayacaksa eğer Vidic'e gider ödül. Terry o penaltıyı kaçırmasa Chelsea CL'yi kazansa Terry alırdı ama şimdi alamaz.
Orta sahada da Scholes ve Fabregas çekişirler. Ben olsam Scholes'a veririm ama Cesc alırsa da kimse ağzını açıp da bişey diyemez.
Forvet mevkii en sorunsuz mevkii heralde. Ronaldo alır. Torres'e de yakışırdı ama onun şanssızlığı Ronaldo'nun hayvani sezonuna denk gelmiş olması.
Sheva Yeniden Milan'da
Shevcenko 2 yıllık Chelsea macerasından sonra yeniden Milano'da, Milan'da. Chelsea'de geçirdiği şanssız ve başarısız sezonlardan sonra Milan'da yeniden doğabilecek mi bakalım? Bu arada Milan'ın hücum oyuncularını saydığımızda saygı duruşuna geçesi geliyor insanın. Kaka, Pato, Ronaldinho ve Shevchenko. Ronaldhinho ve Sheva eski formlarından uzak, Pato da oldukça genç. Ama bu dörtlü çok can yakar uyum sorunu yaşamazlarsa.
Transferle ilgili ayrıntılar henüz açıklanmamış. Maliyeti nedir, Shevchenko kiralık mı yoksa sürekli mi Milan oyuncusu olacak bunlar henüz belli değil. Açıklama önümüzdeki günlerde yapılacak. Tekrar hoşgeldin Shevchenko. Özlemiştik seni izlemeyi.
22 Ağustos 2008 Cuma
Döndü
Ronaldo sakatlık sürecinin ardından ilk kez takımla anrenmana çıkmış ve göründüğü üzere pek de mutlu değil. Sebebini anlamak da zor olmasa gerek. Taraftar da kendisini pek hoş karşılamamış ama sahalara dönene kadar unutulur bazı şeyler. Ronaldo da iki gol atınca ne dert kalır ortada ne de birşey. Ama sancılı bir dönem olacağı kesin. Şu fotoğrafı görünce her iki tarafa da sabır diliyorum. Ah ulan Ronaldo ne var sanki Real Madrid'de.
Al Gülüm Ver Gülüm

İngiltere'de sezon başladı ama transfer sezonu kapanmadan herkes son transferleri yapma peşinde. İngiltere'de gündemin ne önemli isimleri Robinho, Kompany, Santa Cruz, Arshavin, Sunderland ve yazın başından beri Berbatov.
Chelsea Real Madrid'in yıldızı Robinho'ya kafayı takmış durumda. Ronaldo'yu alıp Robinho'yu o şekilde elden çıkarmayı düşünüyordu Real ama Chelsea'nin ısrarlarına dayanamamış olmalılar ki 32 milyon pound'a bu iş olur demişler. Robinho da hemen arkasından ayrılmak istiyorum, Chelsea de oynamak istiyorum demiş. Abramovich'e şu kadar verirsen olur, bu kadar para isteriz kardeşim şeklinde davranışlar sökmeyeceği için Chelsea parayı basıp bu işi bitirir kısa zamanda.
Blackburn Rovers'ta geçen yıl küllerinden doğan ve bir ara adı Man Utd ile sıkça anılan Santa Cruz klübü ile 4 yıllık uzatmış anlaşmasını. Lige iyi bir başlangıç yapan Paul Ince'in ekibi için iyi bir haber. En azından rahatlamışlardır.
Man City Hamburg'un genç yıldızı Vincent Company ile anlaşmış. Kompany CM efsanesi bir oyuncu olmasının yanı sıra gerçek hayatta da gayet iyi bir oyuncu ve iyi bir transfer olmuş City için.
Sunderland de Roy Keane yönetiminde parayı bulup da harcamaya korkmayanlardan. Transfer sezonun en flaş takımı olan Sunderland son olarak da David Healy ve Djibril Cisse'yi renklerine kattı. Roy Keane sevgisinden dolayı Sunderland'e bir sempatim var. Umarım Roy Keane'in transferleri içinde patlamaz da faydasını görür.
Berbatov konusunda geçen hafta her an imza atabilir dendi, Berbs çıkıp Man Utd'da oynamak benim hayalim bırakın da hayallerim gerçek olsun falan dedi ama bugün Sir çıkıp artık eskisi kadar iyimser değilim demiş. Azalan transfer sezonu süresi Sir'in umutlarını da azaltmış. Man Utd tarihinin en sakin transfer dönemi heralde bu yaz. Sakatlar düzelse yeter gerçi.
İlginç bir transfer haberi de Arsenal ve Man Utd arasında. Silvestre artık neredeyse hiç forma şansı bulamıyordu United'da, Wenger'in de kendisini istemesiyle birlikte Emirates yolcusu olmuş. Hayırlı olsun diyecem ama Arsenal taraftarları pek sevinmemişler bu transfere.
Son olarak da Zenit hafta sonu yapacağı maç kadrosu için Arshavin'i kadroya almamış. Teknik direktör Dick Advocaat kafası başka şeylerle dolu olan bir adamı oynatmam demiş Arshavin için. Arshavin de salıverin artık beni gideyim diyormuş. Şu Arshavin bi gitse artık Tottenham'a da biz de Berbatov'a kavuşsak.
19 Ağustos 2008 Salı
Tribün Ateşi
Fox Tv'de dün akşam itibariyle yayınlanmaya başlanan futbol programı; Tribün Ateşi. Bugüne kadar ne Telegol'ler, Santra'lar, Verkaç'lar vs. ler bir sürü futbol programı gördük ama böylesini daha görmedim ben. Tek başına Adnan Aybaba bile bir program için başlı başına yetecek bir adamken Hayri Hiçler ile karşılıklı kapışmaları programı çok acayip bir hale getiriyor. Birbirlerine vurabilecek düzeye gelen atışmalar, küfürleşme seviyesine gelen bağırışlar falan çok acayip hakkaten. Futbol adına nerdeyse hiçbirşey konuşulmuyor. Sürekli sen beni dinle ben de seni dinleyeyim tadında boş muhabbetler ama sıkıcı Pazartesi gecelerine bire bir eğlence programı tadında. Kesilikle bu yılın en flaş futbol programı olacak daha iyisi çıkmadıkça. Kaçırmayın derim.
6 Ağustos 2008 Çarşamba
Ömer & Yusuf
Klüpten yapılan açıklamaya göre Bursaspor'un yeni sezondaki takım kaptanları Yusuf Şimsek ve Ömer Erdoğna olmuşlar. Egemen Korkmaz'ın 'profesyonelce' Trabzonspor'a transferi ve İsmail Güldüren ile de yolların ayrılmasıyla kaptanlık pozisyonu komple boşalmıştı. Ömer Erdoğan ve Yusuf da taraftarlar arasında kaptanlık için en çok istenen isimlerdi. Takımın birinci kaptanı Yusuf, ikinci kaptanı da Ömer olacak. Aslında ilk kaptan olma tekligi Ömer'e yapılmış ama Ömer alçak gönüllülük göstererek Yusuf benden daha tecrübeli ve bu kaptanlık için daha uygun diyerek kaptanlığı ona teklif etmiş, Yusuf da kabul etmiş. Ömer Erdoğan zaten taraftarın sevgilisiydi artık takımın sembol adamı olma yoluna girdi. Takımımıza hayırlı olsun.
5 Ağustos 2008 Salı
Ruud da Gider

Hollanda Mill Takımı'nda Van der Sar'dan sonra Ruud Van Nistelrooy da milli takımı bıraktığını açıkladı. 32 yaşındaki Ruud açıklamasında Real Madrid ve milli takımı aynı anda götürmenin zor olacağını, bu yüzden karar vermek zorunda kaldığını ve de milli formayı bıraktığını söylemiş. İki kulvarda da yarışmak için çok ağır bir fiziksel efor sarfetmek zorunda kalıyorum ve birini seçmem gerekti, yapacak başka birşey yoktu demiş. Bu kararı çok çabuk vermedim, uzun zamandır aklımdaydı. Son turnuvada takım olarak iyi bir turnuva geçirdik ve geriye baktığımda iyi izler bıraktığımı düşünüyorum demiş.
Ruud'un bu kararı bu kadar kolay verebilmesinin diğer sebebi de geliden gelen elemanların olması. Huntelaar, Babel, Van Persie gibi adamlar olduğu sürece Ruud'u çok da aramaz insan tabi ki. Bu karara en çok sevinen de Huntelaar olmuştur sanırım.
Ruud milli takımla çıktığı 64 maçta 33 gole imza atmış. 2006 Düna Kupası'ndan sonra Van Basten ile tartışıp milli takımı bırakmıştı ama daha sonra tekrar buzları eritip geri döndü milli takıma. Son turnuvada da 2 gol atarak kariyerini noktalamış oldu. Birçok efsane Hollandalı gibi o da uluslararası bir kupa kaldıramadan milli takıma veda etti.
4 Ağustos 2008 Pazartesi
Yıldızlar Bitmez
Fotoğraftaki abimiz Kocaelispor Başkanı Serhan Gürhan. Haftalardır klübünün ve spor basınının Edgar Davids ile yatıp kalkmasına sebep olan başkan kendisi. Edgar Davids Kocaelispor'da, Davids yarın geliyor, sağlık kontrolünden geçti, öbürgün imzalıyor dendi durdu haftalardır. Haberler o kadar ık, başkan da o kadar kesin konuşuyordu ki ciddi ciddi inanmaya başlamıştı birçok kişi ben de dahil. Bir zamanlar Juventus'da, Barcelona'da izlediğimiz, rasta saçları ve çılgın gözlükleriye tanıdığımız Davids harbi harbi geliyordu Türkiye'ye.Başkan son olarak %99 anlaştık, Davids imzaya geliyor deyince. 2 bin kişi Davids'i karşılamak için İstanbul'a gitmiş. Sabah gelen her uçakta aha şimdi inecek bizim Davids diye beklerken eli boş dönmüş Kocaeli taraftarları. Başkan da ardından açıklamayı yapmış Davids sakat çıktı, o yüzden almadık. Başka bir yıldız getireceğiz demiş. Getir tabi başkanım getir, yıldızdan bol ne var zaten. Ama bu sefer iyice bi bak elle şöyle ne var ne yok, sakatlık falan çıkmasın sonra yine.
2 Ağustos 2008 Cumartesi
26 Mayıs 1999


2OLEGEND

Bugün de şansımıza sürekli Solskjaer'den gidiyoruz. Efsane bugün itibariyle futbolu bıraktı. Espanyol ile yapılan jübile maçıyla futbola noktayı koydu. Kariyerine Manchester United yedek takım antrenörlüğü ile devam edecek. İlerleyen yıllarda takımın başına geçerse şaşırmam, mutlu da olurum.

Old Trafford tribünlerinin her zaman en çok sevdiği isimlerden biri olmuştur Ole. Bugün de tribünler kendisine yakışır bir törenle veda etmişler.


Güle güle 2OLEGEND
Adebayor da Gitti

Başlığı Adebayor da gitti diye attım ama bi yere gittiği yok Adebayor'un. Barcelona açısından düşündüm olayı onun için Adebayor gitti dedim. Barcelona ve Milan sene başından beri kovalıyordu Adebayor'u. Adebayor da hoşnuttu aslında bu kovalamacadan, bi ara Milan'a gitti gidecek derken olmadı o iş. Sonra da Milan Ronaldinho'yu alınca Adebayor olayı yalan oldu. Barcelona da Adebayor'la çok ilgilendi, sonra şanslarını Arshavin'le denediler o da olmadı. Şimdilerde de Guardiola Eto'ya razı olacak gibi bir izlenim var piyasada. Barcelona için kimler kaldı diye düşündüğümüzde piyasada Berbatov, Drogba, Arshavin ve olursa Palyuchenko var. Önce Eto'yu elden çıkarmak istiyeceklerdir tabi. Ardından da Drogba gelir Katalanlara. Olmazsa Eto ile devam ederler.
Adebayor da Arsenal ile 2012 yılına kadar uzatmış kontratını. Çok debelendi aslında bi yerlere kaçmak için kurtaramadı yakayı bi türlü Londra'dan.
Büyük Sözü Dinlemek Lazım
Manchester United taraftarının sevgilisi, efsane isimlerinden 99 - Nou Camp sihirbazı Ole Gunnar Solskjaer de Ronaldo olayı hakkında Ronaldo'nun kulağını çekmiş azıcık.Ronaldo'ya G.Neville, P.Scholes ve Giggs'den sonraki jenerasyonun efsanesi olma fırsatını değerlendirmesini gerektiğini belirtmiş. Kendisi efsanedir aslında da mütevazılıktan pas geçmiş. Bizim Semih'in şimdilerde yaptığı joker golcülüğün en büyük ismidir. Ole'ye göre Tevez, Rooney, Ronaldo ve Nani gibi gençler geleceğin efsane oyuncuları. Bir arada kalmaları ve çalışmaya devam edip United efsaneleri olma şanslarını değerlendirmeleri gerek, demiş. Bence de çok iyi demiş de Ronaldo kalırsa taraftar ile nasıl bir diyalogu olacak merak ediyorum. Şahsen ben giderse üzülmem ettiği onca laftan, yaptığı şımarıklıklardan sonra. Önce Sir Ronaldo'yu korumak için bir hamle yapmıştı şimdi de adamlarını bir bir devreye sokuyor. Ole de Ronaldo ile taraftarın arasını yumuşatacak açıklamada bulunmuş. Ronaldo kalıcak onun için ortam yumuşatılıyor.
1 Ağustos 2008 Cuma
Lilian Thuram

Lilian Thuram bugün yaptığı açıklamayla futbola son noktayı koymuş. Transfer sezonunda PSG ile anlaşan ve Makelele ile birlikte belki de son bir kupa için yola çıkmaya hazırlanırken sağlık kontrolünde ortaya çıkan kalp sorunu nedeniyle bu kararı vermiş.
Monaco, Parma, Juventus, Barcelona'da önemli başarılar kazanan Dünya Kupası ve Avrupa Kupası şampiyonluğu bulunan efsanevi Fransa kadrosunun önemli elemanlarındandı. Playstation'da bile pes oynarken rakip Thuram'ın karşısına gelince aha şimdi kaptım topu dedirtirdi. Büyük oyuncuydu. Geçmiş olsun diyerek bitireyim.


