15 Aralık 2008 Pazartesi

Nostalji #2


Timsah yürüyüşü... En önde de mucidi Majid Mususi.

14 Aralık 2008 Pazar

Beraberlik Haftası

Premier ligde bu hafta sonu puan dağıtma haftası gibiydi. Şampiyonluk yolunda iddaalı bütü takımlar 2'şer puan bıraktılar ve bunu avantaja dönüştüren de Aston Villa oldu.

Öncelikle lider Liverpool Benitez'in açıknlamalarının hemen ardından kendini doğrularcasına 2 puan bıraktı Anfield Road'da, ya da 1 puan kazandı mı desek? 2-0 giden maçı kaptan Gerarrd 2-2'ye getirdi ve kendi evinde oynadığı son 3 maçı beraberlikle geçti lider.

Bu maçın akşamında United eski Tottenham'lılar Berbatov ve Carrick ile birlikte WHL'e konuk oldu. Liverpool'un da puan kaybetmesiyle maçın önemi artmıştı ama WHL'den gol sesi çıkmadı. United Evra ve Rooney'siz çıktığı maçta puan durumunda kendine bir avantaj sağlayamadı. Berbatov da eski taraftarından nasibini bolca aldı bu maçta.

Arsenal ise dediğim gibi dengesiz bir şekilde gitmeye devam ediyor. Bir hafta zor bir maçı kazanıp hemen arkasından sürpriz sonuçlar alabiliyorlar. Bu yüzden onları bu yarışa pek sokamıyorum, zaten yerlerini de kaptırdılar Villa'ya, geri de zor alırlar.

Bu sonuçların ardından Chelsea'nin bugün evinde West Ham'ı geçip liderliği geri alacağını ve haftanın en karlı takımı olacağını sanıyordum ama onlara da eski oyuncuları Zola bir sürpriz hazırlamış. Sezona bomba gibi giren Chelsea son haftalarda hem ligde hem de CL'de kötü sonuçlar alıyor. Yolunda gide tek şey Anelka'nın formu. Ligde 16. golünü atmış bugün de aynı zamanda premier ligdeki toplamda 100. golü.

United bu hafta World Club Cup için Japonya'ya gidiyor ve ilk maçı 18'inde Gamba Osaka ile. Yorucu bir fikstür başlıyor United için. Bakalım altından nasıl kalkacaklar?

Carradona

Korkusuz Korkak

Bursaspor'a karşı soğudumu ve eski heyecanımın kalmadığını söylemiştim daha önceki postlarda. Ama maç Trabzon maçı olunca, bir de babam sayesinde maça beleş bilet bulunca gittim maça. Bu maç Bursaspor için çok önemliydi aslında, kaybetsek Güvenç Kurtar giderdi bence, hala da gidecektir gerçi bugünkü hareketleri ve açıklamalarından sonra.

Maça çok iyi başladı Bursaspor. İlk yarının yarım saati Trabzon birkaç ani atak dışında yarı sahayı bile pek geçemedi nerdeyse. Bursaspor topa sahip oldu, oyunu yönlendirdi. Gökhan Güleç harika oynadı hücumda, Mustafa Sarp ve Bekir Ozan zaten bu takımın en iyi oyuncuları hemen her hafta. Savunmada ise İbrahim kritik ve başarılı hamleleriyle harika bir maç çıkardı. Gol ilginç bir şekilde geldi aslında, nasıl olduğunu göremedim tam olarak. Golden sonra ilk yarı bitene kadar Güvenç Kurtar takımı geriye çıktı ki, bu konuda hak veriyorum. Yani ilk yarıyı önde kapatmak önemliydi o anda.

Fakat ikinci yarıya çok acayip başladı Kurtar Hoca. Oyunculara direk olarak bu maçı kesin kazanmamız lazım ne yapın edin boşluk vermeyin demiş olacak ki takımda hiçbir şekilde riske girmeyi dahi düşünmedi. Topu her kazandığında ileri şişirdi oyuncular, ilerde de oyuncu olmadığı için duvara çarparcasına geri dönüp yeni bir Trabzonspor atağı oldu. İkinci yarının 15 dakikası geçtiğinde artık Ersun Yanal da mesajı almıştı, Güvenç Kurtar'ın bütün tehditlerini ortadan kaldırdığını ve bundan sonra tek amacımız Çanakkale geçilmez mantığını uygulamak şeklinde düşündüğünü anlayınca savunma oyuncularını hücumcu oyuncularla değiştirip, takımı daha da ileri çekti. Maçın bir bölümü nerdeyse 30 metrelik alanda oynandı. Bursaspor resmen golü yemeyi bekliyordu. O baskıda golü yemeden kurtulması imkansızdı yani. Güvenç Kurtar da o sırada tam Sercan'ı oyuna sokacakken vazgeçip iki adet daha savunma oyuncusu alınca taraftar da çıldırdı tabi biraz ve gol de geldi o sırada. O dakikadan sonra çaresizce Sercan'a sarıldı ve Sercan da ani bir atakta güzel bir vuruşla maçı kurtardı ama staddan Güvenç İstifa sesleri yükseliyordu.


Güvenç Kurtar'ın bugün bu kadar tepki toplamasının sebebi takımı kesilmeyi bekleyen kurbanlık moduna sokmasıdır. Kendi evinde, bu kadar taraftarının önünde, rakip de çaresizce saldırıp sonuç alamaz ve morali bozukken onları daha da motive edici hareketler yapmamalıydı. Ayrıca maçtan sonra yaptığı Kurtlar Vadisi tarzı açıklamaları da geleceği içi hiç iyi değildi. Bu kafayla kazansa bile yakın da gidici olur kendisi. Ben onların bildiği teknik direktörlerden değilim demiş maçtan sonra ama Bursaspor taraftarı da onun bildiği taraftarlardan değildir, o da var. İstikrar olsun, ikide bir teknik direktör değişmesin diyoruz ama bu halde de uzun süre gitmez o çok net.

Bursaspor taraftarı da Baliç&Mususi, Varesanoviç, Okan Yılmaz'dan sonra yeni fenomenini buldu; Sercan Yıldırım. Maç sırasında taraftarın yoğun desteğine maçı kurtararak karşılık verdi Sercan ve bu son dakika golüyle büyük moral buldu diye tahmin ediyorum. Uzun zamandır suskundu. Bazı haberlere göre de Sercan'ı izlemek içi Arsenal'in bazı gözlemcileri takip etmişler. Hayırlısı.

Balıkçı Ferguson



Koskoca Sir balıkçıya dönmüş bugünkü maçta resmen. O nasıl beredir Sir amcam be? Allah iyiliğini versin.

12 Aralık 2008 Cuma

Mutlu Yıllar

Kapalı Kale Arkası açılalı bugün itibariyle 1 yıl oldu. Aslına bakarsanız ilk yazıyı 2 Aralık'da yazmışım ama aklımda nedense hep 12 Aralık gibi kalmış, o zaman ben de 12 Aralık olsun bari dedim ve Kapalı Kale Arkası'nın doğum gününü 12 Aralık ilan ettim.

Bu süre boyunca bizi takip eden, yorumları, eleştirileri ve takdirleriyle ilgisini gösteren herkese teşekkürler.

Rafa Benitez


18 yıllık bir aradan sonra Liverpool'u şampiyon yapmaya en çok yaklaşan teknik direktör Rafa. Şu sıralar takımıyla görüşmeleri sürdürüyor, kontratını 2013'3 kadar uzatmak için. Yakında anlaşmanın sonuçlanacağı ve Rafa'nın görevi uzatacağı söyleniyor.

Tüm Liverpool camiasının üzerine büyük heyecanla yoğunlaştığı premier lig şampiyonluğu için Rafa da birkaç bişey söylemiş;

"For us to win the league we need Chelsea, Man United and Arsenal to mess up their season. It is very rare that three teams all mess up. So there's no point waiting for our direct adversaries to slip up because it won't happen. They all have a lot greater financial means than us.

For me Valencia and Liverpool are similar - for them to win, the bigger clubs have to do badly," added the 48-year-old Spaniard, a Champions League winner with Liverpool. When I won La Liga with Valencia that's what happened, Real Madrid and Barcelona were in transition, so it was easier."


Rafa, işler her ne kadar tıkırında gitse de daha sonra oluşabilecek kazalar için hayalkırıklığının derecesini küçültmeye çalışıyor bence ve bu açıklama taraftarlar tarafından hoş karşılanmayacaktır. Nou Camp'da kazanamayız diyen Schuster'e olanları gördük. Tabi Rafa'nın söylemi Schuster'ınkinin yanında çok hafif ve kabul edilebilir, Rafa'yı da kapo önüne koyamazlar ama bu açıklama taraftarlarca hoş karşılanmayacaktır. Benitez de rakiplerin puan kaybetmesinden medet umacağına otursun kendi evinde kaybedilen kolay puanlara çare bulsun, o zaman şampiyonluk gelir işte.

Rooney'e Ceza Geliyor

Wayne Rooney bildiğimiz üzere sinirli, hırçın ve çoğu zaman da kontrolsüz bir topçu kardeşimiz. Dün akşam da Aalborg maçında rakibi Kasper Risgard'ın göğsüne bastığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açılmış Uefa tarafından. Rooney ceza alırsa 2. tur eleme maçlarının ikisinde de olmayacak.

Rooney maç içinde birkaç kez bu şekilde agresif hareketlerde bulunmuş zaten rakiplerine karşı. Fakat Risgard'a yaptığı hareket gerçekten çok sert bir hareketmiş fakat hakem gözden kaçırmış. Maçtan sonra Rooney rakibinden özür dilemiş ama faydası yok tabi, süreç işliyor şimdi. Rooney'in ceza alması durumunda yerini doldurabilecek kadrosu var United'ın ama sonuçta Rooney bu adamda. Her ne kadar Tevez ve Berbatov ikilisi de süper bir ikili olsa da Rooney'i arar gözler. Ceza alırsa bunun tek hayrı bu gibi harekeetlerini biraz törpülemesi olur heralde. Biraz akıllı ol Rooney.

10 Aralık 2008 Çarşamba

CL - Week 6.2

Manchester United sahasında Aalborg'a puan kaptırdı ama Villareal Celtics deplasmanında galibiyeti yakalayamayınca eline geçen liderlik şansını kötü kullandı. Villareal'in maçın büyük bölümünü 10 kişi oynamasının bunda payı olabilir, United'da ise Tevez fırsat buldukça golünü atıyor. Celtic Avrupa defterini en azından şeref sayısıyla kapamış oldu.

Bayern bir açıldı, pir açıldı maşallah. Aslan payı Ribery'nin tabi. Lyon'u deplasmanda liderlik maçında devirdiler ilk yarıda gelen 3 golle. İkinci yarıda Lyon karşılık vermeye çalıştı ama 2'den öteye geçemedi. Uefa kupası mücadelesinde de Fiorentina deplasmanda Steau'dan 3 puanı alarak yola devem etti, Steau da eve dönen ikinci Romen takımı oldu.

Porto da CL'de sonradan açılanlardan oldu aslında. Arsenal'i de devirerek liderliği kaptılar. Lisandro Lopez atmaya devam etti ama Porto ikinci turda en çok istenen lider olacaktır bu sonuçlardan sonra. Arsenal'in ise anlamsız iniş çıkışları devam ediyor. Kadro genç ama bu kadar da dengesiz bir takım görmedim uzun zamandır. Çok güçlü bir favoriyi eleyip ardından anlamsızca elenebilecek potansiyele sahipler. Fenerbahçe ise Uefa Kupası için gittiği Kiev'den Volkan'ın hatalı çıkışı sonrası puansız döndü. Avrupa'daki tek takımımız Galatasaray.

Juande Ramos gelir gelmez ilk maçına çıktı Zenit karşısında ve güzel bir hoşgeldin oldu. 3-0'lık galibiyet güzel ama liderlik el değiştirmedi ve Juventus'da kaldı. Real Madrid de grup liderlerinin kurbanı olabilir ikinci turda. Juventus büyük maçlarda iyi oynayıp adı küçük maçlarda da bir nevi yaratarak avantajlı çıktı ikinci tura. Giovinco'nun bir de kaçırdığı penaltı var. Zenit de geçen yılki mucizeye yeniden atılacak. Bakalım.

CL - Week 6.1

Şampiyonlar ligi ilk tur maçları sonuçlandı. Bazı sürprizler olsa da genel olarak tahmin edilenler yoluna devam etti.


Chelsea ve Roma biraz zorlanarak da olsa gruptan çıktılar ve yola devam ettiler. Roma'nın sezon başlarındaki krizli dönemden Chelsea maçıyla çıkıp grubu Chelsea'nin önünde tamamlaması pek olmasa da sürpriz oldu biraz. Özellikle de ilk haftalardan sonra. İyi başlayıp sonun getiremeyen Cluj evine döndü tecrübe kazanarak, Bordeaux'u da Uefa'ya. Chelsea'nin burda ikinci olması birinci olan bir büyükbaşın başını ağrıtacak gibi. Drogba Nisan'dan beri ilk Avrupa golünü attı.


Mourinho'yu gene morattılar. Şu maçla da gördük ki Inter Ibrahimovic olmadan sıradan bir takım, bence. Ibrahimovic ekstra bir gol atmasa golsüz yenileceklerdi, değişen bişey olmadan. Buraya kadar getiren Anorthosis'in külkedisi masalı da ağabeylerinin evinde sona erdi. Pana geriden yaptığı mtühiş atakla lider çıktı burdan, ikinci turun en çok istenen grup lideri olacaklardır. Inter geçen yılki gibi bir ikinci turda elenme vakasıyla karşılaşırsa Mourinho sezon sonunu göremez bence.

Barcelona'nın yedekleri Luce'ye kurban gitti. Gelene geçene 5 atan Barcelona Real Madrid maçı için yedekleriyle sahaya çıkınca kaybetti. Sporting de Basel'i galibiyetsiz gönderdi kupadan. Basel sıfır çekenler grubuna girmeyi baya da hak etmişti aslında. Bu mağlubiyet sorun değil Real'e 5 atsınlar yeter ki.

Liderlik için iki ciddi adayın olduğu grupta da Liverpool kaptı koltuğu. Gergin olması beklenen maçtan gol çıkmayınca Liverpool geriden gelerek aldığı 3 puanla lider oldu ve CL'deki klasik performansını devam ettirdi her yıl olduğu gibi. Marsilya da biraz Liverpool sayesinde Uefa'ya kapağı attı. Atletico'nun aklı hala Gerarrd'a verilen ucuz penaltıdadır bence.

8 Aralık 2008 Pazartesi

19

Manchester United Çarşamba günü çıkacağı Aalborg maçına hem grup liderliği hem de bir rekor için çıkacak. United Old Trafford'da en son 2007 yılında kaybetmiş Avrupa Kupaları'nda, 18 maçtır yenilmiyor Rüyalar Tiyatrosu'nda. Aalborg maçında da kaybetmezse 19 maçlık yenilmezlik serisine imza atarak Ajax ve Bayern Münih'in rekoruna ortak olacak. CL ikinci tur maçlarında da rekorun tek sahibi olmak için sahaya çıkacak.

7 Aralık 2008 Pazar

Durmak Yok


Barcelona gelene gidene 3-5 atmaya devam ediyor. Dün akşam da Valencia'ya 4 çaktılar Nou Camp'da ve yolladılar. Barcelona'nın CL'deki 5'ler ve ligdeki bol gollü maçları rakipler için her ne kadar utan. sebebi olsa da biz seyirciler için gayet güzel. Özellikle Messi'nin harika futbolu, Eto'nun ve son haftalarda Henry'nin de kendini bulmaya başlaması haftaya oynanacak Real Madrid maçı öncesi beni oldukça heyecanlandırıyor. Real Madrid'i sevmeyip Barcelona'yı seven biri olarak haftaya da aynı tarife inşallah diyorum. Schuster basiretsizine azdır bile.

Sen de mi Anderson?

"I am thinking about playing in Italy.

Italian football is the best in the world and the most intelligent. Every player wants to play in Serie A, because Italians are the masters of football.

I really like Inter. I have always liked them from when Ronaldo played there. [Massimo] Moratti has always assembled great teams and Inter can win anything with the players they have.

I will not hide myself and in future I would love to play for Mourinho at Inter.

"My dream is to be coached by Mourinho."


***

Sen de adam değilmişsin Anderson. Güzel topçusun, gençsin, yeteneklisin, geleceğimizin temel taşısın dedik sen gittin ne yaptın? Yakıştı mı sana şimdi bu açıklamalar? Yarın öbür gün nasıl bakacaksın Sir Amca'nın yüzüne antrenmanda, maçta?

Bu Güney Amerikalılardan United'a bir hayır gelmedi zaten, Tevez'i ayrı bi kenara koyarsak. Adam çıkmış Mourinho, Inter, Moratti ne varsa söylemiş. Nedir kardeşim bu United'da adamları memnun etmeyen şey. Vidic çıkar alışamadım gidicem der, Ronaldo zaten ayrı bir alem. Yine ne varsa kendi toprağının adamında var, bir Neville bir Scholes bir Giggs kolay olunmuyor işte.

5 Aralık 2008 Cuma

Mission Completed

The Hunter Real Madrid'in oyuncusu olmuştu zaten hafta içinde, bugün de sağlık kontrolünden geçip imzayı atmış. Hollandayı ve Hollandalıları severim zaten, bakalım Huntelaar ne yapacak Madrid'de. Heyecanla bekliyoruz.

4 Aralık 2008 Perşembe

Keano Bıraktı


Sunderlan'de işler yolunda gitmiyordu bir süredir ve bunun sorumlusu Roy Keane olarak gözüküyordu. Kısa zamanda görevden ayrılması veya görevine son verilmesi bekleniyordu ki bu sabah Sunderland yönetimi ve Keane yaptıkları toplantı sonrası Keane görevi bırakma kararı almış.

Keane Sunderland'i Premiership Championship'den kötü bir zamanda alıp yakaladığı müthiş seriyle Premir Lig'e çıkarmıştı. Bu sezon yaptıkları birçok transfere rağmen beklenilen puanlar kazanılamayınca Keane de görevi bırakma kararı almış. Zaten kısa bir süre önce Sunderland için doğru adam olup olmadığı konusunda tereddütleri olduğunu belirtmişti.

4'lük Tevez


Dün gece oynanan Carling Cup çeyrek final maçında Tevez Blackburn'un üstünden geçti resmen tek başına. Tevez mükemmel performansını 4 golle cilaladı. Özellikle son iki gol harika. Maçın tüm golleri buradan izlenebilir.

Bu sezon Berbatov'un da gelmesiyle sürekli kenarda kalan Tevez'e biraz daha fazla şans verilmesini gerektiğini düşünüyordum zaten sürekli, Tevez de bunu doğrularcasına oynuyor her fırsatında. Tevez'le birlikte harika oynayan diğer eleman da favorilerimden Anderson. İki sezondur tek gol atamadı daha, ilk golünü atacağı maçı heyecanla bekliyorum. Bu arada Scholes da sakatlıktan döndü dün geceki maçla bu da ikinci güzel haber.

Diğer maçta da Tottenham deplasmanda Watford'u 2-1 ile geçti ve yarı finale kalan diğer takım oldu. Geçen yıl da kupayı kazanmışlardı, Tottenham yine iddaalı.

Brezilyalı Takası

Bursaspor sezon başında getirdiği 4 Brezilya'lıdan istediği performansı alamayınca 4'ünü de geri gönderip yerine aynı menajerlik şirketinden kendilerine bağlı olan 4 yeni Brezilyalı isteyecekmiş, yani bi nevi takas olacak. İyi de bu nasıl iş ben anlamadım?

Son kullanma tarihi geçmiş ürün mü değiştiriyoruz marketten? Sene başında Brezilya'nın en iyi futbolcularını getirdik denmemiş miydi? Ah ulan Samet Aybaba ah, yaktın takımı gittin sonra da.

Şimdi gidip bu adamlarına yerine yine ne olduğu belirsiz 4 adam daha alırlar, bir iki hafta yine gazla gideriz sonra aynen devam. Off off. Bu takım, yönetim ne zaman adam olacak?

3 Aralık 2008 Çarşamba

2 Aralık 2008 Salı

Yine Ronaldo


France Football dergisinin her yıl verdiği yılın futbolcusu, Ballon d'Or ödülünün bu yılki sahibi CR7 oldu beklenildiği gibi. Ronaldo'nun ardından Messi ve Iker Casillas geliyor, ama aradaki fark oldukça büyük.

Ronaldo her ne kadar karakter olarak zayıf bir futbolcu olsa da bu ödülü sonuna kadar hak etti geçen sezon, tüm ödülleri hak ettiği gibi. Birer birer de topluyor şimdi zaten. Gelecek yıl içinse bu ödülün en büyük adayı şimdiye kadar ortaya konan performanslarla Messi, belki de ödül çoktan yola çıkmıştır Arjantinli için. Ronaldo bu ödülü 2001'de Liverpool'da kazanan Owen'dan sonra Ada'dan kazanan ilk futbolcu.

30 Kasım 2008 Pazar

Derby of Manchester #2

Manchester Derbisinde United City'i Rooney'nin tek golü ile geçti. Ronaldo önce yaptığı faul ve daha sonra da topa elle müdahele ettiği için gördüğü sarı kartlarla oyundan atıldı. Aslında faul yaptığı pozisyonda kartı gördükten sonra hakemi alkışlayınca atılacak sandım ama hakem ya görmedi ya da görmemezlikten geldi. Güzel ve heyecanlı bir maç oldu, eski United'lı Hughes ve talebeleri sahadan boynu bükük ayrıldılar. En büyük umutları devre arasında akacak para çeşmesi Araplar sanırım.

Bir de maçta City'li bazı taraftarların Münih Hava Faciası'na yönelik bazı terbiyesizlikleri olmuş. Allah onları bildiği gibi yapsın ne diyelim.

Günün diğer maçında da Londra Derbisi'nde Van Persie 3 dakikada attığı iki golle Chelsea'yi şok etmiş. Chelsea'nin uzun süre evinde kaybetmeme rekorunun üstünden bir de Arsenal geçmiş oldu böylece. Chelsea son haftalarda biraz formdan düştü. Arsenal de büyükleri devirip gazozuna maçları kaybedip yarıştan koptu demiştik acaba dedirttiler yine. Bakalım sırada ne var? Liverpool yarın kazanırsa haftayı çok karlı kapatıcak, United da kardan nasibini aldı şimdilik.

Yine Toronto Yine Rekor

Kobe bu gece Toronto maçına yine bir rekor için çıkacak. Kobe bu gece oynanacak maçta Toronto potasına 38 sayı bırakabilirse tarihte 22.000 sayı barajını geçebilen en genç oyuncu olacak 30 yaş 99 gün ile. Rekorun şimdiki sahibi ise 30 yaş 100 gün ile Wilt Chamberlain. Yani bu Kobe'nin son şansı rekor için. Birkaç yıl önceki Kobe olsa rekor cepte derdim ama bu sene onun 30'lu sayıları olmadan da kazanıyor Lakers ve maç erken koparsa kenarda bile bitirebilir maçı, yine de rekor bekliyorum Kobe'den. Kırsın işte ne güzel.

29 Kasım 2008 Cumartesi

Steven Gerarrd

29 Kasım 1998, Steven Gerarrd'ın Blackburn Rovers karşısında ilk kez Liverpool formaysı giymesinin üzerinden 10 yıl geçmiş.

"All the subs were applauded when Gérard Houllier sent us to warm up.

"Well, nearly all. When I ran towards the Kop I could almost hear them saying: "Who's this skinny little twat?"

Kendisi için o gün bu sözleri söyleyen Kop Tribünü şimdi ona tapıyor.

Derby of Manchester


Sir: "Where are they [City] at the moment? Excuse me! It is Chelsea and Liverpool who are sitting above us - aren't they? That's our focus."

Rooney: "Sunday is a massive game. It's a huge game for the players, the fans and the club after what happened at City with the takeover. It'll be nice to show them who are the kings of Manchester. It doesn't irritate us that City are getting all this publicity. If they were winning trophies it would irritate us, but while they're still lingering in mid-table we're not too bothered about it."


****

Pazar günü Manchester Derbisi var ve açıklamalar önce United tarafından geldi. Ferguson ve Rooney rakibi oldukça kızdıracak açıklamalar yapmış, söyledikleri yalan değil ama yine de rakibi motive edebilecek sözler. Ferguson ayrıca rakibin devre arasında yapmayı planladığı büyük transfer hareketı için de çok para her zaman başarı getirmiyor, bunu şimdiye kadar Chelsea başardı ama bu her zaman işe yaramaz demiş.

Geçen sezon oynanan iki maçı da City kazanmıştı yaklaşık 39 yıl sonra. Old Trafford'da oynanan sezonun ikinci maçı ayrıca Münih Hava Faciası'nın 50. yıl dönümüydü. Bu maçta transferin son gününde City'i reddedip United'a gelen Berbatov da ilk maçına çıkakacak City'e karşı.


Manchester City - Manchester United
City of Manchester Stadium
30 Kasım Pazar 15.30

28 Kasım 2008 Cuma

Adam Gibi Adam

Stephon Marbury yeniden ayağa kalkma çalışmalarını sürdüren New York Knicks'in en büyk yıldızı(ydı). D'Antoni bu sezon takımın başına geldiğinden beri sahaya çıkmadı henüz.

Sene başında D'Antoni ve Knicks GM'i Walsch yaptıkları açıklamayla Marbury'i ne serbest bırakacaklarını ne de takas edeceklerini açıkladılar. Bu Marbury için seni kenarda çürüteceğüz demek oluyordu. Ne Knicks'te oynayabilecekti ne de başka bir takımda. Daha sonra ne oldu peki, Marbury D'Antoni'ye gerekli ayarı verdi.

New York Knicks 2010 yılında başta Lebron olmak üzere serbestt kalacak yıldızlar için cap space oluşturmaya çalışırken yaptığı takaslar sonucu kadrosunda oynayacak adam kalmadı. D'Antoni mecburen Marbury'a oynar mısın abi sahaya çıkartıcak oyuncumuz yok dedi, Marbury de Milwaukee maçında formayı giydi ama oyuna girmeyi reddetti, kenarda bitirdi maçı. Daha sonra Nate Robinson'un sakatlandığı maçta yine Marbury'nin eline düştü Knicks. Marbury bu sefer forma bile giymeyerek kenardan takım elbiseleriyle izledi maçı. Bunun sonucunda takımdan ceza aldı ama Marbury kimseye paramı vermem demiş açıklamasında. Haklı da adam sen önce adamı maymuna çevir sezon başında, sonra da gel oyna abi 2 dakika kulun köpeğin olayım de. Oldu. Marbury'e de helal olsun, delikanlı adammış. Adam gibi adam Stephon.

***

"I didn't create this. I'm sitting inside the car. I'm not behind the wheel in the driver's seat. I have no control of the wheel of the car, if we're turning or going straight. I'm sitting in the back seat. He's not going to play me because my heart isn't in it, because the way he treated me. That's on him, not me."

Yürü be Marbury.

Joe Kinnear

Newcastle United teknik direktörü Joe Kinnear ile sezon sonuna kadar sözleşme uzatmış. Aslında Kinnear'ın devre arasında büyük ihtimalle takımdan ayrılması bekleniyordu fakat takımı satmaya çalışan sahip Mike Ashley takımın Kinnear'la gösterdiği performanstan mutlu olduğunu ve sözleşme uzatma kararı aldıklarını söylemiş.

Kinnear da devre arasındaki transfer dönemi için ricalarda bulunmuş Ashley'den. Liste biraz kabarık; Roma'dan Riise, Arsenal'den Denilson, Djourou, Song. Newcastle Kinnear ile son 8 maçta sadece 2 kez kaybetmiş. Son olarak Chelsea deplasmanından bir puan almışlardı.